|
|
sosyal adalet
|
|
Toplumun değişik kesimlerinde hayat standardı, gelir düzeyi gibi birtakım ölçülerin fırsat eşitliği çerçevesinde dikkate alınmasıyla sosyal alanda sağlanan denge durumu
|
|
|
|
|
|
|
|
adaletli
|
|
Adalete uygun düşen veya adaletli olan, adil Adalete uygun düşen veya adaletli olan, adil:"Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alır." Anayasa
|
|
adaletin
|
|
Tıb: Bedenin hareketini icra eden ve birbirinden, ince bir perde ile ayrılan sinirli et kısımlarından her biri. Hepsine birden et (Lahm) tâbir edilir Bedenin hareketini icra eden ve birbirinden, ince bir perde ile ayrılan sinirli et kısımlarından her biri Kas
|
|
adaleti
|
|
Tıb: Bedenin hareketini icra eden ve birbirinden, ince bir perde ile ayrılan sinirli et kısımlarından her biri. Hepsine birden et (Lahm) tâbir edilir Bedenin hareketini icra eden ve birbirinden, ince bir perde ile ayrılan sinirli et kısımlarından her biri Kas
|
|
|
|
adalet
|
|
hak Herkesin hakkını tanıma; karşılıklı zıt yararlar arasında hakka uygun olan eşitlik ve denge Zulüm etmemek. Herkese hakkını vermek ve lâyık olduğu muâmeleyi yapmak. Mahkeme. Hak kanunlarına uygunluk. Haksızları terbiye etmek. İnsaf. Mâdelet. Dâd. Cenabı Hakk'ın emrini emrettiği şekilde tatbik etmek. Suçluya Allah'ın emrini icra etmek.Adâlet iki şıktır. Biri mübet, diğeri menfidir. Müsbet ise; hak sahibine hakkını vermektir. Şu kısım adâlet; bu dünyada bedahet derecesinde ihâtası vardır. Çünkü her şeyin istidat lisaniyle ve ihtiyacı fıtrî lisaniyle ve ıztırar lisaniyle Fâtırı Zülcelâl'den isted KAVAM MUADELE Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme alışmaktır." Anayasa Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe doğruluk, hakkaniyet Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe:"Devletin temel amaç ve görevleri ... kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme:"Germiyan'da Süleyman Şahımız adaletle hüküm sürer." F. F. Tülbentçi
|
|