21 Nisan 2014, Pazartesi 10:05:35 Günaydın !

Kelime Anlamları

Reseller Hosting

 

Aranacak Kelime :

 

Kelime Anlamları - Nedir ? Ne demek ? Manası Nedir ? Kelime Anlamı | ne demek ? | ne denir ? | nedir ?
alin kelime anlamı nedir ? ne demek ? sözlük anlamı ? alin
Aleni, açık
Kelime Anlamları - Nedir ? Ne Denir ? Manası Nedir ? Benzer Kelimeler
alinazik kelime anlamı nedir ? ne demek ? sözlük anlamı ? alinazik
Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılan bir çeşit yemek Yavuz Turgul'un yönettiği Muhsin Bey adlı filmde Uğur Yücel'in canlandırdığı tipin adı Közlenmiş patlıcanla yapılan, kıymalı ve yoğurtlu bir meze Közlenmiş patlıcan, sarmısaklı yoğurt ve kıymayla yapılan bir yemek
alingan kelime anlamı nedir ? ne demek ? sözlük anlamı ? alingan
Aşiri duygulu, çabuk gücenen, kirilan
alinin kelime anlamı nedir ? ne demek ? sözlük anlamı ? alinin
Üstün. Yüce. Çok büyük. Meşhur. Necib, Yüce, yüksek:"Bu bizim en büyük, en şanlı, en ali bir günümüz, en mukaddes millî bayramımız." Ö. Seyfettin, Kişi adı olarak aşağıdaki deyimlerde geçer, Orhan Hançerlioğlu'nun bir romanı, Yüce, kudretli, Yüksek, yüksek yer, Yüce, ulu, yüksek, Büyük, yüksek, şerif, celil, aziz olan, üstün, yüce, yüksek, büyük, azîz,
alinti kelime anlamı nedir ? ne demek ? sözlük anlamı ? alinti
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas aktarma iktibas Başka bir dilden alınmış kelime
 

 

Bu sayfa üzerinde alin kelime anlamı gösterilmektedir. alin nedir ? alin ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. alin kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.
Kelime Anlamı Rastgele bilgi : yetismek (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
MEBLAĞ, EDD, ulaşmak, büyümek, üremek, HAZB, NÜVBE, MUSADEFE, LEHAK, İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek, Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek, Yardım etmek, yardımına koşmak, Üremek, büyümek, olmak, Değmek, uzanıp dokunabilmek, Vakit bulmak, yapabilmek, Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak:"Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı." Y. K. Karaosmanoğlu, Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak:"Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi." A. Ş. Hisar, Ulaşmak, ermek, vasıl olmak:"Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti." Ö. Seyfettin, Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak, Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek, Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak:"Bol zamanına yetişti de, ben onu böyle şımarık büyüttüm." P. Safa. Üremek, büyümek, olmak:"Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti." S. F. Abasıyanık, Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak, Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak, Tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak, Ulaşmak, ermek, vasıl olmak, Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek:"İşte bu kadronun içinde yetişecektim ben." Y. Z. Ortaç. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek, Yardım etmek, yardımına koşmak:"Tam o sırada talih imdadıma yetişti." R. H. Karay, Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak, gelme, İSTİKFAF, İNKİŞAF, VEFA, Yetişmek işi,