24 Temmuz 2014, Perşembe 13:40:49 İyi Günler !

Reklamlar

Aradığınız kelimeyi giriniz :
Kelimeler ve anlamları
İslâm mâbedi. İbadet yeri olan bina Müslümanların hep birlikte namaz kılmak için toplandıkları yer Müslümanların namaz kılmak için toplandıkları yer mescit Cuma namazı kılınan mescid İçine alan, içinde bulunduran (Molla Camî) Hi: 817898 Büyük bir İslâm müellifidir. Asıl adı: Abdurrahman'dır. Yüze yakın eser vermiştir Ehli Hadis ıstılahınca da; Buhâri Hadis kitabları gibi, babların sekizini birden cem' eden büyük hadis kitablarına da Câmi denir veya Sünen ismi verilir Resûli Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâm bütün evvel ve âhir güzel isim ve ahlâkı kendisinde cem'ettiğinden dolayı ona verilen bir isimdir Cem'edici, toplayıcı, içine alan Cem'etmiş, toplamış bulunan, hâvi ve muhit olan Cemeden, içine alan, içinde bulunduran, taşıyan, toplayan Toplayan, bir araya getiren, bir arada bulunduran:"Umumi kütüphane, ilmin, edebiyatın her şubesine ait kitapları cami olmak lazım gelir." Z. Gökalp Toplayan, bir araya getiren pek çok mânâları ve hakîkatleri içinde toplayan, birçok şeyle alâkalı olan,toplayan ve ihtivâ eden
Bu sayfa üzerinde camiler kelime anlamı gösterilmektedir. camiler nedir ? camiler ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. camiler kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.
Kelime Anlamı Rastgele bilgi : takılma (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
Takılmak işi Takılmak işi:"Kuru gevezeliği aşmayan türden takılmalar ile uzayıp giden komediler..." N. Cumalı Denge bozulacak bir biçimde bir yere ilişip aksaklık ortaya çıkmak Bir yere ilişip veya dokunup kalmak Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak Takmak işi yapılmak Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak:"Bu soru kafasına takıldıkça gülüşü mide spazmı geçirir gibi oluyordu." T. Buğra Takma işi yapılmak:"Kendisine bu ad takılmış, takıldığı gibi de kalmıştır." M. Ş. Esendal Denge bozulacak bir biçimde bir yere ilişip aksaklık ortaya çıkmak:"Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı." O. C. Kaygılı Bir yere ilişip veya dokunup kalmak:"İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu." H. Taner Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak:"İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır." H. Taner Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek

 
Sayfa başına dön