22 Ağustos 2014, Cuma 10:53:21 Günaydın !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri Türkçe çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak Türkçe Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu dahil etmek kelimesi/cumlesi/metni İngilizce çevirisi
inclusion    
 
dahil etmek kelimesi anlamı / hakkında bilgiler :
İçine almak, katmak
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada dahil etmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. dahil etmek kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan dahil etmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
MÜHEYYA MÜHEYYA Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Hukuk Terimi )  ( Rastgele Hukuk Terimi )
HAZIR, BEKLEYEN, BIR EMRI YERINE GETIRMEK ÜZERE HAZIR BEKLEYEN.
 

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : kollar (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm, dal, Giysinin kolu saran bölümü, Ön ayağın üst bölümü, Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri, Güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan polis, jandarma veya asker topluluğu, karakol, devriye, İş takımı, ekip, grup, şube, dal, Flasaların bir tarafa bükülmeisi sonucu halatta elde edilen elemanlar, Avcılıkta gözetleme deliğinin çevresine ve bu giden yolun iki yanına konan çalı çırpı, Dizi, düzen, Kanat, Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal, Giysinin kolu saran bölümü:"Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu." O. C. Kaygılı, Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü, Makinelerde tutup çevirmeye veya çekmeye yarayan ağaç veya metal parça, Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü, Güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan polis, jandarma veya asker topluluğu, karakol, devriye:"Lakin böyle kardan yolların örtüldüğü bu gecede, koldan korku yoktu, Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, branş, Bir koltukta, bir divanda kol dayamaya yarayan parça, Rahatça eğlenebilirlerdi." R. H. Karay. İş takımı, ekip, grup:"Öteki koldaki iki hamlacıdan birisi acınacak bir zayıflıktaydı." S. F. Abasıyanık,
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön