23 Ekim 2014, Perşembe 06:45:12 Günaydın !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri Türkçe çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak Türkçe Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu fıtrat kelimesi/cumlesi/metni Almanca çevirisi
1-) fitrat
2-) fitrat
   
 
fıtrat kelimesi anlamı / hakkında bilgiler :
Yaradılış, hilkat yaratılış, huy, tabiat Yaradılış, tıynet, hilkat. Bak: Evamiri tekviniye Yaradılış

fıtrat
kelimesi imla klavuzuna göre benzer kullanışları :

fıtrat
fıtraten
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada fıtrat kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. fıtrat kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan fıtrat kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
İHBAR İHBAR Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Hukuk Terimi )  ( Rastgele Hukuk Terimi )
HABER VERME, BILDIRME, BILDIRIM, GIZLICE ELE VERMEK VE BILDIRME. ÇOĞULU IHBÂRÂT DIR.
 

Bu kelime için daha önce yapılan aramalar :

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : beslemek (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
TEFNİK tavlandırmak Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için, çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek Eklemek, katmak, çoğaltmak Bir duyguyu gönülde yaşatmak Yedirmek Yetiştirmek Bir duyguyu gönülde yaşatmak:"Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi." Y. K. Beyatlı Semirtmek Yedirmek:"Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti." H. E. Adıvar Yiyecek ve içeceğini sağlamak:"Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk." H. E. Adıvar Eklemek, katmak, çoğaltmak:"Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı." N. Cumalı Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için, çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek:"Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırt üstü yattık." R. N. Güntekin Maddi yardım yapmak, desteklemek Yetiştirmek:"Herkes kanarya, kedi, köpek beslemez ya!" H. Taner Yiyecek ve içeceğini sağlamak Beslemek işi Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen Evlatlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız, beslek:"Evin içinde yaşlı bir kalfa ve bir besleme ile kalmıştı." S. M. Alus besleme kız beslemelik Evlâtlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız, beslek Evde büyüyen ve devamlı evde kalan hizmetci kız
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön