23 Ekim 2014, Perşembe 07:29:40 Günaydın !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri Türkçe çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak Türkçe Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu gıda kelimesi/cumlesi/metni İngilizce çevirisi
food    
 
gıda kelimesi anlamı / hakkında bilgiler :
LAHA Kuşluk yemeği Besin Besin:"Başka yerlerde süt, ekmekten üstün bir gıdadır." B. Felek Kuşluk vakti yenen yemek Zihni ve kalbi olgunlaştıracak Kur'an ve iman ilmi ve Allah'a ibadet ve taat Besleyici madde. Vücuda lâzım olan yenecek ve içilecek şeyler

gıda
kelimesi imla klavuzuna göre benzer kullanışları :

gıda
gıdaklama
gıdaklamak
gıdaklayış
gıdalı
gıda rejimi
gıdasız
gıdasızlık, -ğı
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada gıda kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. gıda kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan gıda kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
METELİKSİZ METELİKSİZ Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Hukuk Terimi )  ( Rastgele Hukuk Terimi )
YARARLI BIR ŞEY ALACAK TEK KURUŞU OLMAYAN, PARASIZ PULSUZ.
 

Bu kelime için daha önce yapılan aramalar :

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : calisma (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
Çalışmak işi, emek, sa'y Çalışmak işi, emek, say:"Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim." Y. K. Karaosmanoğlu Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün İşe başlama saati Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması İş üzerinde bulunmak İşe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak İşi veya görevi olmak Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak. İşi veya görevi olmak, bulunmak:"Kışları onun mandırasında çalışıyor." H. Taner Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak:"Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim." R. H. Karay Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek:"Dar ve sapa yollardan hızla yürümeğe çalışıyorduk." A. H. Tanpınar Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön