01 Kasım 2014, Cumartesi 00:50:05 İyi Geceler !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri Türkçe çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak Türkçe Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu korsan kelimesi/cumlesi/metni Arapça çevirisi
قرصان    
 
korsan kelimesi anlamı / hakkında bilgiler :
Bir hakkı izinsiz olarak kullanan, Başkaların haklarını zor kullanarak yiyen kimse, itl. Deniz haydutu. Deniz eşkiyası, Düşman veya kendi ulusunun gemilerine saldıran deniz haydudu, deniz hırsızı, Başkalarının hakkını zor kullanarak alan kimse, Düşman veya kendi ulusunun gemilerine saldıran deniz haydudu, deniz hırsızı:"Bu adayı ilk defa Portekizli korsanlar bulmuşlar." S. F. Abasıyanık,

korsan
kelimesi imla klavuzuna göre benzer kullanışları :

korsan
korsanlık, -ğı
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada korsan kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. korsan kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan korsan kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
BARRİSTER BARRİSTER Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Hukuk Terimi )  ( Rastgele Hukuk Terimi )
AVUKAT, INGILTERE'DE DAVA DILEKÇELERINI HAZIRLAYAN AVUKAT.
 

Bu kelime için daha önce yapılan aramalar :

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : etmemişimdir (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
Etmek işi göstermek Bir durumu ortaya çıkarmak Bir işi yapmak Davranmak Bulmak, erişmek Kötülükte bulunmak Herhangi bir değerde olmak Küçük veya büyük abdestini yapmak Kötülükte bulunmak:"Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?" S. F. Abasıyanık Bir durumu ortaya çıkarmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak Bir işi yapmak:"Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu." H. Taner Bulmak, erişmek:"Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi." R. H. Karay Birini bir şeyden yoksun bırakmak Eşit değer kazanmak Vermek Herhangi bir değerde olmak:"Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu." Ö. Seyfettin
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön