20 Aralık 2014, Cumartesi 03:28:50 İyi Geceler !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri İngilizce çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak İngilizce Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu sevme beni kelimesi/cumlesi/metni Türkçe çevirisi
sevme beni    
 
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada sevme beni kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sevme beni kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan sevme beni kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
HARABE HARABE Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Hukuk Terimi )  ( Rastgele Hukuk Terimi )
ESKI BINA VEYA ŞEHIR KALINTISI, YIKILMAK ÜZERE OLAN EV, VIRÂNE.
 

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : çekmek (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
ME'V, MATV, METR, METY, NATNATA, MAHT, METT, MAGT, MATT, MASH, HALC, MA'D, MA'Z, SEF', GARM, ŞEBH, SEHB, TECRİR, Tedavi amacıyla uygulamak, Üzerine toplamak, Taşıma gücü olmak, Öğütmek, Düzenleyip yürürlüğe koymak, Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak, Masrafını karşılamak, masrafını çekmek, ikramda bulunmak, Yüklenmek, üzerine almak, etkisi altında bulunmak, Ağırlığı olmak, Herhangi bir engel kurmak, İmbik yardımı ile elde etmek, Çizgi durumunda uzatmak, Söylemek, Yollamak, Asmak, Emip dışarıya çıkarmak, İyice pişmiş duruma gelmek, Dayanmak, katlanmak, Sürmek, Örtmek, giymek, Yürütmek, sürmek, İçki içmek, Ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek, Sıkıştırmak, Herhangi bir anlama almak, Bir duyguyu içinde yaşatmak, Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek, Tıpkısını yazmak veya çizmek, Herhangi bir engel kurmak:"Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş." R. H. Karay. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak:"Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar." S. F. Abasıyanık. İmbik yardımı ile elde etmek. Çizgi durumunda uzatmak:"Kirpiğine sürme çek / Kına yak parmağına." F. N. Çamlıbel, Döşemek, Tartıda ağırlığı olmak:"Tartsaydınız kırk, kırk beş kilodan fazla çekmezdi." P. Safa, Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak, Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak, Hoşa gitmek, sarmak, Dikkat, ilgi vb.ni üzerine toplamak:"Bu kadın iyi terzi elinden çıkmış koyu renk elbiseleri içinde biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker." R. H. Karay, Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak, Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerinde tespit etmek, Yüklenmek, üzerine almak, etkisi altında bulunmak:"Senin yüzünden bir hâl olursa, azabını ömrün boyunca çekersin, ağabey..." H. Taner, Sekiz yaşından beri çekiyordum." P. Safa, Bir yerden başka bir yere taşımak, Germek. İçine almak, emmek, Taşıtı bir yere bırakmak, koymak, Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek:"Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı." R. N. Güntekin, Bir amaçla ortadan kaldırmak, Solukla içine almak:"Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı." B. R. Eyuboğlu. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak:"Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi." T. Buğra, Güç durumlara dayanmak, katlanmak:"Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı, Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak, Atmak, vurmak, Kaçan ilmeği örmek, Masrafını karşılamak, masrafını çekmek, ikramda bulunmak:"Beni lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti." H. E. Adıvar, Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak, Yollamak:"Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi?" A. İlhan, Boya, badana vb. sürmek, Kayığa tehlike bayrakları çektik." Halikarnas Balıkçısı, Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek, Bırakmak, koymak, Üzerinde bulunan bir silâhla saldırmak için davranmak, Solukla içine almak, İçine almak, emmek, Germek, Demir attık, Asmak:"Açıkta durduk, Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak, Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek:"Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur." T. Buğra, Yürütmek, sürmek:"Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın." Y. K. Beyatlı, Bir duyguyu içinde yaşatmak:"Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum." R. H. Karay. İçki içmek:"Çok kimse rakısını bağında çekiyordu." F. R. Atay, Herhangi bir anlama almak. Örtmek, giymek:"Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz." R. H. Karay, Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek, Söylemek:"Bir nutuk çekmeğe başlarken birdenbire yutkunmuş susmuştu." Y. K. Beyatlı, Daralıp kısalmak, Yol, ay sürmek:"Sevmediğim ayların çoğu otuz bir çeker, uzundur." B. Felek, Geri almak, MATL, Parmak veya mızrapla çalınan çalgı, Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması, Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak, Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekmece:"Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü." H. Taner, Çekmek işi:"Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı." C. Uçuk, Çekmek işi, Düzgün biçimli. Çekilerek giyilen veya kullanılan:"Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı." R. H. Karay, Kızı zorla, isteği olmadan kaçırmak, Masa, dolap gibi şeylerin dışarıya çekilen gözü, çekmece, İş yaparken giyilen bir tür şalvar, Çekilerek giyilen veya kullanılan, Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi, Düzgün biçimli,
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön