21 Kasım 2014, Cuma 12:19:06 İyi Günler !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri Türkçe çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak Türkçe Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu sulu amcık kelimesi/cumlesi/metni İngilizce çevirisi
juicy pussy    
 
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada sulu amcık kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sulu amcık kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan sulu amcık kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
HAKEM KARARI HAKEM KARARI Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Hukuk Terimi )  ( Rastgele Hukuk Terimi )
BIR OLAYIN HALLI IÇIN TAYIN EDILMIŞ OLAN HAKEMIN OLAY HAKKINDA VERDIĞI KARAR.
 

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : geçirelim (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
savmak Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek Geçmek işini yaptırmak, geçmesini sağlamak Bir ihtiyacı eldeki imkânla karşılamak Tespit etmek, yazmak, kaydetmek Yaşamak, oturmak, kalmak Harcamak Yaşamış olmak Giymek, giyinmek Zaman harcamak Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek; takmak Etmek, yapmak Tespit etmek, yazmak, kaydetmek:"Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi." R. H. Karay Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek:"Kalanımızı peşine takarak Murat suyunun karşı kıyısına geçirdi." K. Bilbaşar Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak:"Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu." O. C. Kaygılı Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek Herhangi bir durumu yaşamış olmak:"Ne yapar ne eder, günde iki üç saatini at üstünde geçirirdi." N. Cumalı Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak Giymek, giyinmek:"Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti." S. F. Abasıyanık Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak:"Kocan için geceyi evden dışarıda geçirmek fırsatını sen kendin temin et." H. C. Yalçın Bulaştırmak Geçirmek işi
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön