23 Eylül 2014, Salı 11:19:41 İyi Günler !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri İngilizce çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak İngilizce Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu sum squared resid kelimesi/cumlesi/metni Türkçe çevirisi
toplamı karesi Resid    
 
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada sum squared resid kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sum squared resid kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan sum squared resid kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
Internet Aktarmalı Sohbet Internet Aktarmalı Sohbet Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Bilgisayar Terimi )  ( Rastgele Bilgisayar Terimi )
Kişilerin gerçek zamanda birbiriyle konuşmalarını sağlayan dünya çapında "parti hattı" protokolü. Dünya üzerindeki IRC hizmet birimleri (IRC Servers) kendi aralarında bir ağ oluştururlar, ve IRC kullanıcı programlarının (client) bağlantı taleplerini kabul ederler.
 

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : zaruret (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
Mecburiyet, gereklilik, zorunluluk, zorunluk: "Kültür hâkim olduktan sonra, sanat ve hayat, mazi ve yeni zaruretler ne güzel uyuşuyor." F. R. Atay Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik: "Kıyafetinden dışarılıklı ve zarurette olduğu anlaşılan bir kadın... kahvelerden birine girdi." Y. K. Karaosmanoğlu Çaresizlik. Muhtaçlık. Sıkıntı. Yoksulluk. $ kaidesi, yâni: "Zaruret, haramı helâl derecesine getirir." İşte şu kaide ise, küllî değil. Zaruret, eğer haram yoluyla olmamış ise, haramı helâl etmeye sebebiyet verir. Yoksa, sui ihtiyariyle, gayrı meşru sebeblerle zaruret olmuş ise, haramı helâl edemez, ruhsatlı ahkâmlara medar olamaz, özür teşkil edemez. Meselâ: Bir adam sui ihtiyariyle, haram bir tarzda kendini sarhoş etse; tasarrufatı, ulemai Şeriatça aleyhinde câridir, mâzur sayılmaz. Tatlik etse, ta Zorunluluk LECA' Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik Mecburiyet, gereklilik, zorunluluk, zorunluk ister istemez, çaresiz olarak, ihtiyaç Mecburiyet, gereklilik, zorunluluk, zorunluk:"Kültür hâkim olduktan sonra, sanat ve hayat, mazi ve yeni zaruretler ne güzel uyuşuyor." F. R. Atay Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik:"Kıyafetinden dışarılıklı ve zarurette olduğu anlaşılan bir kadın ... kahvelerden birine girdi." Y. K. Karaosmanoğlu
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön