25 Kasım 2014, Salı 02:24:30 İyi Geceler !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri Türkçe çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak Türkçe Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu tarihçe kelimesi/cumlesi/metni İngilizce çevirisi
history    
 
tarihçe kelimesi anlamı / hakkında bilgiler :
Bir olay veya nesnenin özet olarak yazılmış tarihi

tarihçe
kelimesi imla klavuzuna göre benzer kullanışları :

tarihçe
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada tarihçe kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. tarihçe kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan tarihçe kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
Kısas Kısas Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Dini Terim )  ( Rastgele Dini Terim )
Kısas: Kesmek anlamında kasas'tan gelir. Aynıyla mukabele etmek, misliyle karşılık vermek. Herhangi bir hakkı misli ile takas etmek. Yaralama ve öldürme olaylarında hukuki bir teamül ve amir bir hüküm olarak uygulanır. Caydırıcı etkisi dolayısıyla insanları öldürülmekten kurtardığı için Kur'an'da hayat kaynağı olarak anılmıştır. Öldürülen kişinin yakınları razı olurlarsa kısas yerine affetme veya cezanın diyete çevrilmesi mümkündür.
 

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : toplamaya (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
Üç parmaklı dirgen Üç parmaklı diren DEYDENUN KELT Verecek olanlardan almak Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek Şişmanlamak, kilo almak İrinlenmek istinga etmek Bir araya getirmek tahsil etmek Hizmete çağırmak Devşirip kaldırmak Devşirmek Bir araya getirmek:"Şairin bütün eserlerini, bütün hatıralarını toplayacak." O. S. Orhon Dağınıklıktan kurtarmak Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek:"Uzun yağlı saçlarını parmaklanyla taradı, kalpağının altında topladı." M. Ş. Esendal Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak Artırıp biriktirmek Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak. Şişmanlamak, kilo almak. Çıban, yara irinlenmek
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön