19 Eylül 2014, Cuma 04:57:50 Günaydın !

Reklamlar

Aradığınız kelimeyi giriniz :
Kelimeler ve anlamları
Yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon:"Bütün bir mevsim vur patlasın çal oynasın, eğlenildi." S. F. Abasıyanık Arap pazargâhları Zaman. Vakit. Alâmet (C: Mevâsim) Pazar yeri Yılın dört kısmından biri FÂSILA sezon FASL Herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem Yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon Herhangi bir şeyin etkinlik dönemi, sezon Herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem:"Kütahya'ya bir kiraz ve Bursa'ya bir şeftali mevsiminde gitmiştim." A.Gündüz Bazı atmosfer olaylarının en çok belirdikleri zaman Yaşam bölümü MEVASİM
MEVASİM Yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon:"Bütün bir mevsim vur patlasın çal oynasın, eğlenildi." S. F. Abasıyanık Arap pazargâhları Zaman. Vakit. Alâmet (C: Mevâsim) Pazar yeri Yılın dört kısmından biri FÂSILA sezon FASL Herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem Yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon Herhangi bir şeyin etkinlik dönemi, sezon Herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem:"Kütahya'ya bir kiraz ve Bursa'ya bir şeftali mevsiminde gitmiştim." A.Gündüz Bazı atmosfer olaylarının en çok belirdikleri zaman Yaşam bölümü
SEZONLUK mevsimsel Mevsime ait İlkbahar ve sonbaharda giyilen Bir mevsim için, bir mevsim süresince Mevsime ait:"Hemen şeftali, portakal, mevsimlik sulu meyve, ne varsa satmaya başlıyorum." S. F. Abasıyanık İlkbahar ve sonbaharda giyilen:"Sırtında mevsimlik bir manto vardı." M. Yesarî
Mevsimlik
Zamanı iyi seçilmemiş, uygun zamanı gelmeden olan veya yapılan:"Bunlar kendi aralarında mevsimsiz bir mevki paylaşması kavgasına girmiş görünüyorlardı." Y. K. Karaosmanoğlu Zamanı iyi seçilmemiş, uygun zamanı gelmeden olan veya yapılan
Bu sayfa üzerinde mevsim kelime anlamı gösterilmektedir. mevsim nedir ? mevsim ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. mevsim kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.
Kelime Anlamı Rastgele bilgi : bakmak (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
Beslemek, geçindirmek Bir iş birinden beklenmek Muayene etmek Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. İlgilenmek:"Baktılar, ettiler, ilaç, tedavi, faydası olmadı." E. Bener Uğraşmak, meşgul olmak Yoklamak, incelemek, denemek Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek:"Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur." Atasözü Bakışı bir şey üzerine çevirmek:"Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim." C. S. Tarancı Aramak Yüzü bir yöne doğru olmak:"Limana bakan penceresinden deniz görünürdü." O. V. Kanık İlgilenmek Renklerde benzemek, andırmak Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak Bebeğin veya çocuğun eğitim ve bakımıyla ilgilenmek Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek Anlamak, farkına varmak Önem vermek, önem vererek üzerinde durmak Gözetmek, korumak Renklerde benzemek, andırmak. Önem vermek, önem vererek üzerinde durmak:"Aşka kutsal gözle bakanları üzmekten korkarım." R. H. Karay Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak Anlamak, farkına varmak:"Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez." M. Ş. Esendal Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak Bakışı bir şey üzerine çevirmek Bebeğin veya çocuğun eğitim ve bakımıyla ilgilenmek:"Kadınlar, iş dönüşü çocuk bakıyor, yemek hazırlıyorlardı, o yorgunlukla." N. Cumalı Yüzü bir yöne doğru olmak Bakmak işi

 
Sayfa başına dön