18 Nisan 2014, Cuma 11:25:31 İyi Günler !

Kelime Anlamları

Reseller Hosting

 

Aranacak Kelime :

 

Kelime Anlamları - Nedir ? Ne demek ? Manası Nedir ? Kelime Anlamı | ne demek ? | ne denir ? | nedir ?
tutuşmak kelime anlamı nedir ? ne demek ? sözlük anlamı ? tutuşmak
Yanmaya başlamak, ateş almak Kızarmak, kızıllaşmak Girişmek Yanmaya başlamak, ateş almak:"Bu fenerleri birbirine bağlayan çiçekli askılardaki küçük lambalar tutuştu." H. C. Yalçın Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak Girişmek:"İki ordu bir harbe daha tutuştular." F. R. Atay Kızarmak, kızıllaşmak:"Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri / Koyu bir kırmızılık gökten ayırmada yeri." Y. K. Beyatlı Tutuşmak işi
 

 

Bu sayfa üzerinde tutuşmak kelime anlamı gösterilmektedir. tutuşmak nedir ? tutuşmak ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. tutuşmak kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.
Kelime Anlamı Rastgele bilgi : ocaksız (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
Belli bir amaçla toplanılan yer; klüp, özel bir şekilde örgütlendirilmiş olan ve bir aile gibi sayılan kuruluş şömine kanunusani saur çork Ev, aile, soy Bahçelerde ve bostanlarda her tür meyve ve sebze ekimine ayrılmış, çevresinden biraz yükseltilmiş toprak parçası Yılın 31 gün süren, birinci ayı, kânunusani Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer Tunus'ta süvari mangasına verilen ad Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer Taş ya da maden çıkarılan yer Ev Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer Bahçelerde ve bostanlarda her tür meyve ve sebze ekimine ayrılmış, çevresinden biraz yükseltilmiş toprak parçası:"Mustafa, arkasına güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu." S. F. Abasıyanık Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer:"Konuşmalar iyice kızışmaya başladığı vakit kahve ocağının önünde görünür." S. Birsel Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet:"Anlaşılan çamaşırcı giderken ocağı tam söndürmemiş olacak." H. Taner Odalarda, genellikle duvar kenarlarında tuğla veya taştan yapılmış, bacası olan yer, şömine:"Ocağın önünde oturup acaip bir dikkatle odunların yanışına bakar." Y. K. Karaosmanoğlu Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer:"Başlangıçtan beri burası bir vatansever ocağı idi." F. R. Atay Ev, aile, soy:"Henüz temelleri atılmayan kendi ocağım kurulmadan yıkılmıştı." A. Gündüz Odalarda, genellikle duvar kenarlarında tuğla veya taştan yapılmış, bacası olan yer, şömine Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma gibi amaçlarla kullanılan yer Yılın 31 gün süren, birinci ayı, kânunusani:"Ocak ayını sevmem, oldum olası." B. Felek Bazı hastalıkları iyi ettiğine inanılan aile Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma gibi amaçlarla kullanılan yer:"Üç balıkçı güneş batarken kumların üzerine iki taştan bir ocak yaptılar ve ateş yaktılar." Halikarnas Balıkçısı