Bozgunculuk kelime anlamı Bozgunculuk nedir Bozgunculuk ne demek Bozgunculuk sözlük anlamı Bozgunculuk (Dini Terim)

Kelime Anlamı Nedir ? Ne Demek ?

BOZGUNCULUK



Yeryüzünde fitne, fesad ve karışıklık çıkarmak; zulüm ve taşkınlık yaparak haddi aşmak.

İnsan, fıtratındaki "nankörlük" ve "zalimlik" özellikleriyle, zaman zaman Rabbine isyan ederek, yeryüzünde bozgunculuk çıkarır, kendisi gibi eşit şartlarda yaratılan insanları mali güç veya zorbalıkla esareti altına almaya çalışır. Haysiyet ve şereflerini korumak isteyenlerin direnmesi neticesinde savaşlar çıkar ve kanlar dökülür; adet meleklerin çekindikleri husus tecelli eder: "Hani Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti de, melekler: Biz seni hamd ile tesbih, takdis eder dururken; yeryüzünde fesad çıkarıp, kanlar dökecek birini mi yaratacaksın demişlerdi." (elBakara, 2/30).

Meleklerin, Allah Tel'nın yaratmak istediği bu mahlkun fıtratı ve karakteri hakkında bir takım bilgilere sahip oldukları bu ayetten anlaşılmaktadır. Melekler, bu bilgiyi, ister bazı tahminlere dayanarak, ister yeryüzünde daha önceden müşahede ettikleri tecrübelerin eseri olarak, ister basiretleri ile edinmiş olsunlar, dem oğlunun yeryüzünde fesad çıkarıp kan dökeceğini biliyorlardı.

İnsanların küfür karanlığına batıp, güçsüzlerin zulüm ve işkenceler altında ezildikleri bir ortamda, insanlara bir kurtuluş ümidi olan İslm dini, tarih içinde yaşanan bu acıklı olayların bir daha yaşanmaması için, yeryüzünde fitne ve fesad ile bozgunculuk çıkarmayı yasaklamıştır. Kur'anı Kerm'de "fitne; katl (adam öldürme)'den daha büyük bir cürüm" olarak kabul edilmiştir. (elBakara, 2/191 ).

Allah Tel, Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s.) aracılığıyla gönderdiği kitapta şöyle buyurarak İslm'a gönül verenleri bu hususta uyarmıştır. "Sizden önceki nesillerin ileri gelenleri, yeryüzünde bozgunculuğa engel olmalı değil miydiler? Onların içinden bizim kurtardıklarımızın sayısı pek azdır. Zalimler yalnız kendilerine verilen (dünyev refahın) ardına düştüler. Onlar ki günahkr insanlardı." (Hd, 11/116).

"Allah bozgunculuk yapanları sevmez" (el Mide, 5/64) Çünkü bozgunculuğun ancak kfir, münfık ve müşriklerin özelliklerinden olduğu ayetlerden anlaşılmaktadır. Peygamberler tarihine baktığımızda, her peygamberin, kavmindeki bozguncularla sürekli uğraştığını ve fakat sonuçta Allah'ın yardımıyla peygamberin ve müminlerin zafer elde ettiklerini, bozguncuların ise sonunda helk olduklarını görürüz.

Kur'anı Kerm'de yer alan peygamberler ve tevhd mücadeleleri, günümüze ışık tutacak canlılığa sahiptir. Çünkü bu gün de insanlar ilh nizamı terkedip beşer sistemlerin karanlığında boğulup gitmektedir. Bugün de güçlüler çeşitli bahanelerle zayıfları ezmek istemektedir. Aşağıdaki ayetler, konuyla ilgili olarak açık ve net bilgiler veriyor.

Semd kavmine peygamber olarak gönderilen Hz. Salih (a.s.) onlara: "Allah'ın sizi ad kavminin yerine getirdiğini, ovalarında köşkler kurup, dağlarında kayadan evler yonttuğunuz yeryüzüne yerleştirdiğini hatırlayın; Allah'ın nimetlerini anın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi." (elA'rf, 7/74) O'nun bu uyarısına rağmen kavmi isyan edip sonuçta Allah'ın azabıyle helk oldular.

Kavmindeki sapıklarla mücadele eden Hz. Lt (a.s.) da bütün uyarılarına rağmen yaptıkları iğrenç davranıştan vazgeçmeyen kavmi için şöyle dua etti: "Rabbim! bozgunculara karşı bana yardım et" (elAnkebt, 29/30) O'nun bu duası üzerine Hz. Lt ile O'na inanmış yakınlarından başka bütün bir kavim, yağmurlar ve çamurlu taşlar yağmasıyla helk oldular. Tahminen bu hadise bir volkanik mcize şeklinde tecelli etmiş ve şehri altüst ederek yıkmıştı.

Önceki milletlerin başına gelenleri hatırlatarak, kavminin hidayetini isteyen Hz. Şuayb (a.s.) da onlara: "Allah'a inananları tehdid edip, (onları) Allah'ın yolundan menederek ve o yolun eğriliğini arayarak, her yolda pusu kurup oturmayın. Az iken Allah'ın sizi çoğalttığını hatırlayın ve bozgunculuk yapanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın" demişti. (elA 'rf, 7/86). Ama Medyen halkı da Hz. Şuayb'ı dinlememiş ve yeryüzünde fesad çıkarmalarının cezasını çekmişlerdi; onları bir sarsıntı yakalayıvermiş ve oldukları yerde diz üstü kalıp helk olmuşlardı.

Daha sonra tarih gündeminde, Hz. Musa'nın (a.s.) Firavun'a karşı verdiği tevhd mücadelesine şahit olmaktayız. Ancak Hz. Musa'nın karşısında bir değil üç düşman vardı; Bunların en büyüğü azgın ve zalim bir diktatör olan Firavun idi. Cürümlerin en çirkinini işleyen, insanları kendisine köle kılan, İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürüp kızlarını ise serbest bırakan bu hükümdar, hatta o, taşkınlık ve kibirde, "İşte ben sizin en yüce Rabbinizim!" (enNzit, 79/24) diyecek kadar haddi aşmıştı. İkincisi Hmn idi: Firavun'un oyunlarını tertipleyen, zulmüne ve azgınlığına yardımcı olan veziri idi. Diğeri ise Karun'dur. Hz. Musa'nın kavminden olduğu halde, servetine ve ilmine aldanarak azıtan, şımaran; insanları madd gücü sayesinde baskısı altına almak isteyen bir maddeperest... Konuyu aydınlatan ayetlerde onların bu özellikleri açık bir şekilde görülmektedir.

"Firavun memleketinin (Mısır) başına geçtiğinde insanları bölük bölük ayırdı. Onlardan bir kısmının (İsriloğulları) erkek çocuklarını boğazlayarak öldürüyor; kızlarını ise sağ bırakıyordu; çünkü o bozguncunun biriydi. " (Kasas, 28/4).

"Andolsun ki Biz Musa'yı mcizelerimizle ve apaçık bir hüccetle, Firavuna, Hmn'a ve Karun'a gönderdik de, (ona) çok yalancı bir sihirbaz dediler" (Mümin, 40/23, 24).

"Karun, Musa'nın milletindendi; ama onlara karşı azgınlık etti. biz ona anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik. Milleti ona, böbürlenmek şüphesiz ki Allah böbürlenenleri sevmez. Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu da gözet; dünyadaki payını da unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara iyilikte bulun; ve yeryüzünde bozgunculuk yapma, doğrusu Allah bozguncuları sevmez demişlerdi" (elKasas, 87/77).

Karun, kavmindeki iyi kimseler tarafından yapılan bu tavsiyelere aldırmayarak kibir ve gururla, "Bunlar bana, ancak bendeki bilgiden ötürü verildi."demişti. (elKasas, 28/78) Ayetin devamında, Allah Tel şu ikazıyla buyuruyor ki: "Bilmez mi ki, Allah önceleri ondan daha güçlü ve malı daha fazla olan nice nesilleri yok etmiştir. Suçlulardan günahları sorulmaz" (elKasas, 28/78) Krun ve benzeri mücrimler Allah katında, işledikleri günahtan ötürü sorguya çekilmeyecek kadar önemsizdirler.

"Nihayet onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek kimsesi olmadığı gibi kendisini koruyabilecek bir halde de değildir." (elKasas, 28/81).

Krun, bütün mal varlığıyla birlikte yerin dibine geçirilirken, çeşitli mucizelere rağmen iman etmeyen, kurulu küfür ve zulüm düzeninin bozulmasını istemeyen Firavun, askerleriyle birlikte Hz. Musa ve O'na inananların peşine düşmüştü. Ancak sonunda helk olan yine kendisi ve yandaşları oldu.

Allah'ın yardımıyla kendilerini hürriyete kavuşturan Hz. Musa'ya (a.s.) karşı İsrailoğullarının isyanı ise, bir başka yönden ilgi çekicidir. Ağır zulümler altında ezilen bu insanlar rahata kavuşunca Allah'ın peygamberine baş kaldırmaktan çekinmediler. Öyle ki; Hz. Musa'nın yokluğunu fırsat bilip, kendi elleriyle yaptıkları buzağı putuna bile taptılar. Onların ne yapacağını ilmi ezelsiyle bilen Allah Tel, Hz. Musa'ya gönderdiği kitabı kasdederek, şöyle buyurmaktadır:

"İsrailoğulları'na kitapta doğrusu, yeryüzünde iki defa bozgunculuk yapacak ve kibirlendikçe kibirleneceksiniz diye bildirdik" (İsr, 17/4) Nitekim onlar kendilerine peygamber olarak gönderilen Hz. İIyas (a.s.) ve Hz. Elyesa'a (a.s.) isyan etmişler; Hz. Zekeriyya (a.s.) ve Hz. Yahy'yı (a.s.) şehit ederek, Hz. İs'yı da öldürmeğe kalkışmışlardı.

İsriloğullarının karakterini belirleyen bir ayette Allah Tel şöyle buyuruyor: "İsriloğulları'ndan sağlam bir teminat almış ve onlara peygamberler göndermişizdir. Ne zaman kendilerine o peygamberler nefislerinin hoşlanmıyacağı bir şey getirdiyse bir takımını yalanladılar, bir takımını da öldürdüler." (elMide, 5/70).

Oysa ki Allah Tel İsriloğulları'na gönderilen kitapta şunları bildirmişti: "Kim bir kimseyi, bir kimseye veya yeryüzünde çıkardığı bozgunculuğa karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur" (elMide, 5/32).

İsriloğulları'nın asırlarca değişmeyen karakteri Hz. Peygamber (a.s.) zamanında da gün yüzüne çıkacak ve bir zamanlar "Allah fakirdir; biz ise zenginiz" (li İmrn, 3/181) diyen bu kimseler, bu kez de, " Allah'ın eli sıkıdır" diyeceklerdi. Konuyla ilgili ayette tespit edilen gerçek şudur: "Yahudiler Allah'ın eli sıkıdır dediler. Bu sözlerinden ötürü elleri bağlansın, onlara lnet olsun. Hayır O'nun iki eli de açıktır, dilediği şekilde sarfeder. Andolsun ki, sana Rabbinden indirilen sözler onların çoğunun azgınlığını ve inkrını artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Savaş ateşini ne zaman körüklediyseler Allah onu söndürdü. (Onları yenilgiye uğrattı) Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Allah ise bozguncuları sevmez" (elMide, 5/64) Bu lnetten dolayı yahudiler, mal bakımından yaratıkların en cimrileridir.

Tarihte yaşanılan bozgunculuklar Hz. Peygamber (s.a.s.) devrinde de yaşandı. Rivayetlerde Abdullah b. Übey b. Sell ve benzeri münafıklar olduğu bildirilen bazı kimseler, insanlar arasında fitne çıkarıyor ama bunu suç görmeyecek kadar da küstahlık ediyorlardı. "Onlara yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın denildiği zaman Biz ancak ıslah edicileriz derler. Dikkatli ol! Muhakkak onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat bunu anlamazlar ki... " (elBakara, 2/11, 12).

Münafıkların ne derece fesad unsuru olduğunu belirleyen diğer bir ayette şöyle buyurulur. "Dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna giden, pek azılı düşman iken kalbindekine Allah'ı şahit tutan; işbaşına geçince de yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekini ve nesli yok etmeğe çabalayan insanlar vardır. Oysa Allah bozgunculuğu sevmez." (elBakara, 2/204, 205). Bu ayet, münafıklardan, tatlı dilli fakat çok can biri olan Ahnes b. Şureyk hakkında nazil olmuştur.

Buraya kadar aktarılan bilgiler, ilh nizamı terkeden, yeryüzünde fitne ve fesat çıkaranların herhlkrda cezalandırıldığını göstermektedir. Allah Tela, Kur'anı Kerm'de, yaşanmış olan bu olayları İslm toplumuna haber vererek, insanları bozgunculuktan sakındırmıştır. "yi bir hale getirilmişken, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a korkarak ve umutla yalvarın. Doğrusu Allah'ın rahmeti iyi davrananlara yakındır. " (elA'rf, 7/56).

Allah Tel, peygamberleri aracılığıyla gönderdiği ilh nizama tabi olan, takva sahibi kullarına şu müjde ile hitab eder. "Ahiret yurdunu, biz, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. Ve (güzel) kıbet takva sahibi kimselerindir." (elKasas, 28/83).

Mehmet Emin AY
  • Bozguncuya yakışır davranış
    Örnek:Bizim orada, her bozgunculuk onların başının altındadır. M. Ş. Esendal
  • İngilizcesi :Defeatism.

Kelime Dili

Bozgunculuk kelimesi Türkçe bir kelimedir.

Örnek Cümleler ve Ek Bilgiler

Bozgunculuk kelimesi ile ilgili örnek cümle veya ek bilgi bulunamadı. Sözlüğü geliştirmek için lütfen Bozgunculuk kelimesi ile ilgili bildiklerinizi yazınız.

Sizde içinde Bozgunculuk kelimesi geçen bir şeyler yazar mısınız ?

Sizde içinde Bozgunculuk kelimesi geçen bir şeyler paylaşın !

Benzer Kelimeler

Kuran'da bozgunculuk
Bu sayfa üzerinde Bozgunculuk kelime anlamı gösterilmektedir. Bozgunculuk nedir ? Bozgunculuk ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. Bozgunculuk kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.