Fizik Nedir ? Ne Demek ?

Fizik Kelime Anlamı Nedir ?

1-)Alm. Physik (f), Fr. Physique (f), İng. Physics. Madde, enerji, radyasyon ve bunlarla ilgili olayları inceleyen, olaylar arasındaki münasebetleri ve tesirleri araştıran, kanunları ortaya koyan ilim dalı.

Enerji, diğer birçok ilim dalının sahasına da girdiğinden, fiziği ilgilendiren alan bazı konularla sınırlandırılır. Çok eskiden geniş bir alanı içine alacak şekilde tabii felsefe diye adlandırılan fizik, zamanla gelişerek kimya, astronomi, metalurji, meteoroloji ve jeoloji gibi yeni ilim dallarının ortaya çıkmasıyla bugünkü haline geldi. Takriben 19. yüzyılın sonlarından itibaren tabii felsefe yerine fizik kelimesi kullanılmaya başlandı. Fiziğin ilgilendiği saha, devamlı yeni yeni fizik dallarının ortaya çıkmasıyla değişmektedir. Nükleer fizik, yeni gelişmiş fizik dallarından biridir. Yapılan incelemeler, keşifler, tecrübi, (deneye dayanan) ilimlerin temelini meydana getiren fizik ilmine yeni sahalar eklemektedir. Fizik ile diğer tecrübi ilimleri birbirinden ayıran kesin bir sınır yoktur. Birbirlerine yakın olan konularda yeni fiziki kimya, meteorolojik fizik, fiziki astronomi veya astrofizik, biyofizik, jeofizik gibi ilim dalları ortaya çıkmıştır.

Fizik, tecrübeye, yani deneye dayanan bir ilimdir. Aynı şartlar altında aynı neticenin meydana geldiği benzer olayları bir grup altında toplayıp, sebep ve netice arasındaki münasebetleri tesbit etmek için çeşitli gözlemler, incelemeler yapılır. Bunların temelinde olayların belirli bir düzen veya prensibe uygun olarak meydana geldiği kabul edilir. Fizik ilminin gayesi bu düzeni keşfetmek, çeşitli olaylar arasında bağıntılar kurmak ve olayların geleceğini tahmin etmektir. Çoğu zaman tabiattaki olayları etkileyen faktörleri sadece gözlem yapmak suretiyle bulmak mümkün değildir. Bu durumda bu olaylar laboratuvarda sun’i olarak meydana getirilir, yani deneyler yapılır. Olayları etkileyen faktörlerin bazıları sabit tutulup, bazıları (genellikle sadece biri) değiştirilerek ve bu işlem diğer bir faktörü değiştirmek suretiyle sırayla tekrarlanarak, hangi faktörün hangi neticeyi doğurduğu tesbit edilmeye çalışılır. Deney neticesinde elde edilen bilgilere göre sebep ve netice arasında bir bağıntı kurulur. Bazı durumlarda insanın duyu organlarıyla anlaşılabilir hale gelir. Bazı görülmeyen madde veya anlaşılamayan olayların varlığı ise dolaylı yoldan meydana getirdikleri tesirleriyle tarif edilerek anlaşılabilir. Ayrıca yapılan deneyler esnasında çeşitli ölçmeler yapılarak, benzer olayların keşfine ışık tutacak genel kaideler bulunmaya çalışılır. Bunlara rağmen tabii hadiselere tesir eden faktörler, bazan tesbit edilemez ve hayli uzun zamanlar gizli kalır. Bunları açıklamak için hipotez denen tahmini yorumlar yapılır. Deneylerle bu hipotezlerin doğruluğu devamlı kontrol edilir. Bir hipotezle birçok olayın izah edilmesi neticesinde daha genel olan teorilerin geliştirilmesi mümkün olur. Bir teoriye ters düşen fiziki bir olay bulununca, ya yeni bir teori geliştirilir veya bu teorinin dayandığı hipotezler ilke olarak adlandırılır (Einstein’in izafiyet ilkesi gibi).

Deneyler neticesinde elde edilen diğer bir netice fizik kanunlarıdır. Bunlar, ilkeler gibi genel olmayıp dar bir sahayı ilgilendirirler ve deney esnasındaki ölçmelerden elde edilir (Joule Kanunu, Ohm Kanunu, Boyle-Mariotte Kanunu vb. gibi). Fizik kanununu ilkelerden ayıran en önemli özellik kanunun deneylere dayanmasıdır. Kanunları ifade etmek için matematikten önemli ölçüde faydalanılır.

Fizik, tarihi gelişimine ve ilgilendiği sahaların değişmesine göre, klasik fizik ve modern fizik diye ikiye ayrılır. Aslında bunların aralarındaki sınırı kesin olarak çizmek mümkün değildir. Fakat 1900’lerden önceki fiziğe, klasik fizik olarak bakılmaktadır. Modern fiziğin de esasını teşkil eden klasik fiziğin bölümleri mekanik, akustik, ısı, termodinamik, elektrik-magnetizma ve optik olarak sıralanabilir. Bu bölümler de kendi aralarında çeşitli alt bölümlere ayrılabilir. Cisimlerin, sıvıların sükunet ve hareketini inceleyen mekaniğin; statik, kinetik (kinematik, dinamik), akışkanlar mekaniği (hidrostatik, hidrodinamik, aerodinamik...) gibi bölümleri vardır. Mekanikte en önemli gelişme Sir İsaac Newton’un hareket kanunlarıyla olmuştur. Newton’un bu kanunları günümüzün modern fiziğinin bazı uygulama alanlarında geçerliliğini kaybetmiştir. Akustik dalı, ses dalgalarının özelliklerini; ısı dalı, sıcaklık, termal genleşme, hal değiştirmeleri, ısı transferi gibi konuları inceleyen birer fizik dalıdır. Termodinamik, ısı enerjisinin diğer enerjilere dönüşümüyle ilgili olayları inceler. Elektrik ve magnetizma önceleri beraber incelenirken sonradan elektrostatik, elektrodinamik ve magnetizma gibi kollara ayrılmıştır. Magnetik alan, elektrik alan, elektrik akımı gibi konularla ilgilenmektedir. Fiziğin diğer bir dalı olan optik ise gözle görülen beyaz ışığın çeşitli özellikleriyle ve bunun pratikteki uygulamalarıyla ilgilenir.

İslam alimleri her ilim dalında olduğu gibi, fizik ilminde de yapmış oldukları çalışmalar ve yeni keşifler ile bu ilim dalının ilerlemesine büyük hizmette bulunmuşlardır. Bunlardan biri olan İbn-i Heysem özellikle “Optik” ile ilgili çalışmalar yapmıştır. Bu konuda Kitab-ül-Menazır adlı eseri meşhurdur. Işığın doğrular boyunca yayıldığını ve aynalarda yansıma kanunlarını keşfetmiştir. Öklid ve Batlemyus’tan beri yanlış olarak bilinen “Görme” olayını da doğru olarak açıklamıştır. Öklid ve Batlemyus’tan beri görme olayı, gözden çıkan ışınların eşyaya ulaşarak, gözün eşyayı algılaması olarak biliniyordu. İbn-i Heysem bu görüşün ilm;i olmadığını, yanlış olduğunu ilk defa savundu ve doğru olan kendi teorisini ortaya koydu. İbn-i Heysem’e göre görme, eşyadan yansıyarak gelen ışınların göze gelmesi ve gözün arka odak noktasında birleşmesi ve gözün eşyayı algılamasıdır. İngiliz fizik bilgini RogerBacon ve Alman fizikçi ve astronom Johannes Kepler çalışmalarında Kitab-ül-Menazır’dan faydalanmışlardır. Yine optik konusunda Kemaleddin Farisi’nin Tenkih-ül-Menazır’ı, Nasıreddin Tusi’nin Nihayet-ül-İdrak adlı Eserleri mühimdir.

“Mekanik” ve “Dinamik” konusunda ise, El-Ceziri’nin Kitab fi Ma’rifet il-Hiyal il-Hendesiyye’si, Sabit ibni Kurra’nın Kitab-ül-Karastinus’ı Beni Musa kardeşlerin Kitab-ül-Hıyal’i en önemli eserler arasındadır. Ölçü ve tartı aletleri hakkında en önemli eserleri arasında Biruni’nin Kitab-ül-Cevahir’i, El-Hazini’nin Kitab- Mizan-ül-Hikme’si çok meşhurdur. Hazini’nin Kitab Mizan-ül-Hikme adlı eseri bize gösteriyor ki, El-Biruni ve Kevdi zamanında Müslüman fizikçiler ve kimyacılar ister tek bir basit cisimden, ister iki veya daha fazla basit cisimden yapılmış olan kütlelerin, mutlak ağırlık ve özgül ağırlıklarını ölçebiliyorlardı. Saat teknolojisi hakkında en meşhur eser ise, Fahreddin Rıdvan bin Muhammed es-Sa’ati’nin eseridir.

Son devrin meşhur fizikçisi Einstein tarafından ortaya atılan İzafiyet (Relativite) teorisinin esasları asırlar önce büyük fizikçi El-Kindi tarafından ortaya konmuştur. El-Kindi’ye göre zaman mekan ve hareket birbirinden bağımsız değildir. Hepsi birbirine bağlı izafi şeylerdir. El-Kindi şöyle der: “Zaman ancak hareketle, cisim hareketle, hareket cisimle vardır. O halde asla cisim, hareket ve zamandan biri diğerinden önce değildir.”

Yine zamanımızda ağırlık kazanan bir teori de maddenin yoğunlaşmış bir enerji olduğudur. Hatta Einstein, kütlesi (m) olan bir maddenin enerjiye dönüşmesi halinde açığa çıkacak enerjiyi (E=mc2) formülü ile ifade etmiştir. Burada (c) ışık hızıdır. Halbuki tabiattaki her şeyin aslının enerji olduğunu ilk defa Davut-ül-Kayseri adındaki İslam alimi ortaya koymuştur.

İbn-i Yunus, fizik ve astronomide zaman tesbiti için önemli olan sarkacı ve bununla ilgili temel esasları, İngiliz fizik bilgini Newton’dan 700 sene kadar önce ortaya koymuştur.

Avrupa, ortaçağ karanlığı içinde yüzerken, İslam alimleri insanların hem dünya hem de ahırette rahat etmeleri, sonsuz saadete kavuşmaları için gece-gündüz çalışarak, araştırarak, her ilim dalında binlerce kıymetli kitap yazmışlardır. Daha sonra bu eserler batı dillerine tercüme edilerek Avrupa ilim çevrelerince incelenmiş ve batının ortaçağ karanlığından kurtulmasına sebeb olmuştur. Bu arada batılı fen adamları, İslam alimlerinin kitaplarından öğrendikleri pek çok ilmi buluşları kendilerine mal etmekten de çekinmemişlerdir.

Fizik, kimya ve biyoloji gibi fen ilimleri İslami ilimlerin bir şubesi olup, Müslümanların bu ilimleri de öğrenmesi farz-ı kifayedir (Bkz. İlim). Müslümanlar, İslamiyetin emirlerine sımsıkı sarıldığı zamanlarda her bakımdan ilerlemiş, medeniyette dünya milletlerinin en önüne geçmişlerdir.Son asırda İslam aleminin içine düştüğü ziletin ve gerilemenin asıl sebebi, Müslümanların, İslamiyetin emirlerine uymakta gevşek davranmalarıdır. Bazı İslam düşmanları Müslümanların bugünkü durumunu örnek göstererek gençleri kandırmaya çalışıyor, “İslamiyet çağdışıdır. İlerlemeye manidir.” diyorlar. Bu sözlerinin tam bir iftira olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. İslamiyetin emrettiği gibi çalışıldığında, Müslümanların yine her bakımdan en önde olacağına şüphe yoktur.

On dokuzuncu yüzyıldan sonra fizikte yapılan çalışmalar neticesinde bir çok yeni buluşlar olmuş ve modern fiziğin temelleri atılmıştır. Fotoelektrik, elektronik, X ışınları, elektromanyetik dalgalar, gamma ışınları, kuantum teorisi, relativite teorisi, nükleer fizik, kozmik ışınlar modern fiziğin ortaya çıkmasını sağlayan başlıca gelişmelerdir. Çok sür’atli bir şekilde her gün bu gelişmelere bir yenisi eklenmekte ve her devirde değişik bir konu ağırlık kazanmaktadır.

Burada şu noktaya dikkati çekmekte yarar vardır. Fizik ilmi, bir olayın nasıl meydana geldiğini açıklar, sebeb ve sonuç arasındaki bağıntıyı verir. Bu olayın niçin meydana geldiğini açıklamaz. Mesela kütleler arası çekim olayı ve kanunu, magnetik etkinin varlığı ve nasıl olduğu fizikten öğrenilir. Fakat niçin böyle olduğu fiziksel metodlarla açıklanamaz. Maddenin nasıl davrandığını açıklayan fizik prensipleri, kanunları, bütün varlıkları ve bu düzeni yaratan Allahü teala tarafından konulmuştur. İnsanlar bu prensipleri ortaya çıkarırken yaratıcının, varlığı kendinden olan, her şeyi yoktan var eden, varlıkları her an varlıkta durduran, yarattıklarına hiç bir bakımdan benzemeyen; yer, zaman, doğrultu ve yönden münezzeh, hiç değişmeyen bir varlık olduğunu anlarlar. Tabii olarak bu varlığın her an diri, her şeyi mutlak manada bilici, görücü, duyucu, her şeye gücü yetici ve sonsuz güç sahibi, dileyici ve dileğini bildirici ve mutlak yaratıcı olduğunu görürler. (Bkz. Îman)

Fizik, kimya ve matematikle birlikte mühendislik konularının temelini meydana getirmekle birlikte mühendislikten farklıdır. Fizik, olayların arkasındaki prensiplerin anlaşılmasını amaçlar. Mühendislik ise, bu prensipleri ve malzemeleri kullanarak insanların belirli ihtiyaçlarını karşılamayı gaye edinir.


2-)Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı.


3-)İnsanın doğal yapısı.


4-)Kişinin dış görünüşü.


5-)Bk. doğabilim


6-)Madde üzerine etki eden kuvvetlerin yol açtığı ve maddenin bileşiminde değişimin meydana gelmediği olayları inceleyen, mekanik, ısı, elektrik, manyetizma, ışık ve radyoaktivite gibi alt dalları olan bilim dalı.


7-)Öğrencilerefizik biliminin temel ilkelerini kavratmak, doğa olaylarının niteliğini anlatarak doğanın daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak, yurdumuzun enerji ve zenginlik kaynaklarını tanıtmak ve birtakım teknik bilgi ve becerilerin günlük hayat sorunlarının çözümünde nasıl kullanılacağını açıklamak amacıyle orta dereceli okullar ile kimi yüksek okullarda okutulan ders.


Bu bilgi faydalı oldu mu ?

 


Dil
Anlamı
İngilizcesi İngilizce
Physic.
İngilizcesi İngilizce
Physics.
İngilizcesi İngilizce
Physical science.
İngilizcesi İngilizce
Physique.
İngilizcesi İngilizce
Physical.

  • Kuveyt Üniversitesi'nde Fizik öğrenimi gördü.
  •   Lise yıllarında zor Fizik problemlerini derse girmeye 10 dakika kala çözerek hocalarını şaşırtmayı seven Acemoğlu ile bu yıl ilki verilen Galatasaray Ödülü töreni öncesinde konuştuk.

Sizde içinde Fizik kelimesi geçen bir şeyler paylaşın !

Fizik kelimesi anlamı 1717 defa okunmuştur. [237431] Fizik kelime anlamı, Fizik nedir, Fizik ne demek, Fizik sözlük anlamı

Paylaş