HÜMANİZM kelime anlamı HÜMANİZM nedir HÜMANİZM ne demek HÜMANİZM sözlük anlamı HÜMANİZM

Kelime Anlamı Nedir ? Ne Demek ?

Alm. Humanismus, Fr. Humanisme, İng. Humanism. Yunan ve Ltin kültürü ve insanlık anlayışını benimseyip, onları kendilerine örnek alan, bu çerçeve içerisinde insana değer verilmesini esas kabul eden düşünce sistemi.

Papazlar tarafından değiştirilen Hıristiyanlığın ortaçağda temsilcisi durumunda olan kilisenin halka zulüm ve baskısına karşı tepki olarak doğdu. On dördüncü asırdan tibren Rönesans hareketiyle birlikte Avrupada yayılmaya başladı. Hümanizm hareketi taraftarları kilisenin bu tavrı karşısında, Yunan ve Ltin kültürüne, hayat tarzına hayranlık duydular ve bir bakıma kiliseye bağlılığı bulunmayan serbest bir hayata kaçmak istediler. Bu sebeple Avrupada Hıristiyanlığa ve onun şahsında dinlere karşı düşmanlık meydana geldi. Bu düşmanlık daha sonraki asırlarda, Müslüman memleketlerde, Avrupa hayranları, kendi değerlerine bağlılıkları zayıf olan kimseler tarafından İslm (veya din) düşmanlığı şeklinde ortaya çıktı.

İnsanlığın başlangıcından beri Allahü tel tarafından gönderilen hak dinlere inananlar olduğu gibi inanmayanlar da oldu. Bu inanmayanlara inanmak sadeti, mutluluğu nasb olmadı. Bu sebeple hakk hürriyet demek olan Allahü telya kulluk etmekten ayrılıp, kendi arzu ve isteklerinin esiri, kölesi oldular. Buna, her türlü kayıttan ve bağdan kurtulup, hürriyete kavuşma adını verdiler. İnsanı yaratılış gyesinden uzaklaştıran bu düşünce tarzı daha sonra insanı tanrı ln etmeye kadar ileri gitti.

Nitekim batıda hümanizm akımının önde gelenlerinden kabul edilen Auguste Comte, insanlığı tapılması gereken ebed ve sonsuz varlık olarak gördü. İnsanlık dni diye bir din kurarak kendine göre bu bozuk dnin esaslarını tesbit etti. A.Comteun açtığı çığırda yürüyen Emile Durkheim ise, bunu daha ileri götürerek insanlığın yerine cemiyeti tanrı ln etti. Daha sonra bu fikirleri alıp geliştiren Marx ve taraftarları doğrudan doğruya insanı tanrı ln ettiler. Filozof Niçe ise, öldü dediği Hıristiyanlığın tanrısı yerine bütün değerleri kendisi ortaya koyan ve her türlü merhameti kaldıran bir üst insan kavramını ortaya attı. On dokuzuncu asırdan tibren bir sürü üst insan taslağı, cemiyetleri, devletleri ve dünyyı alt üst ederek, milletleri ve insanları merhmetsizce kırdırdılar. Alman filozofu Fichte ve Goethe, hümanist anlayışları sebebiyle Almanyaya giren Napolyon ordularını insanlığın kurtarıcısı olarak karşıladılar. Fakat çok geçmeden Alman halkının Fransız çizmeleri altında ezildiğini görünce, ayılarak, hümanist düşüncedeki kardeşliğin boş olduğunu anladılar.

Aslında insana değer vermek ideli ile Avrupayı eski Yunan ve Ltin kültür ve haytına döndüren ve eski çağı örnek alan hümanizmin gerçekte insan sevgisi ve ona değer vermekle bir ilgisi görülmez. Çünkü Eski Yunanda insan olarak korumaya muhtaç yeni doğmuş cılız bebeklerin ölüme terk edildiği görülür. Böyle bir kültürü ve insanlık anlayışını örnek alanlar ne zaman ellerine fırsat geçerse, menfaatları uğruna insanları öldürmekten hiç çekinmemişlerdir. Nitekim, son körfez krizinde hümanist kültürünün mensupları, binlerce insanın ölmesine seyirci kalmışlardır.

Yine Avrupanın önde gelen devletlerinden İngilizler, kendi insanlarını ve vatanlarını ne kadar yükseltip korurlarsa, diğer insanları ve memleketleri de o derece aşağı görüp sömürürler. Bu millet gerçekten müstemlekelerdeki yerli halkla berber bir arada bulunmaz, yanlarına yerli halkı sokmazdı. Bilhassa Hindistanda halka pekçok zulüm yaptılar. İngiliz İstihbarat Subayı meşhur Hudson, bir zarar görmeyecekleri hussunda teminat vermesine rağmen, Bahadır Şahın iki oğlu ve bir torununu bizzat kurşun sıkarak öldürdü ve kanlarını içti. Sonra onların etinden çorba yaparak Şaha ve hanımına gönderdi. Yiyemediklerini görünce; Çok güzel çorbadır. Oğullarınızın etinden yaptırdım! dedi. Ayrıca İngiliz General Diyer, bisikleti ile gezen İngiliz kadın misyonere saygı göstermediler diye halkın üzerine ateş açtırıp, on dakikada yedi yüz kişinin ölmesine ve binden fazla kişinin yaralanmasına sebeb oldu. General bununla da kalmayarak halkı, üç gün elleri ve ayakları üzerinde hayvan gibi yürüttü. Demokrasinin timsali gibi görünen İngiliz Lordlar Kamarası, Dyerin bu yaptıklarını alkış ve övgü ile karşıladı.

Yine Amerikanın Hiroşimaya attığı atom bombası sebebiyle binlerce insan öldüğü, sakat kaldığı gibi, günümüzde de olumsuz tesirleri görülmektedir.

Avrupalı devletlerin ve Amerikanın; İnsanlık, insan severlik, insanlara yardım. sözleri, bugün ancak reklm seviyesindedir. Sizi seviyoruz. yaldızlı sözlerinin arkasında aslında bir menfaat ve sömürü yatmaktadır.

Hlbuki insanlık, insana kıymet ve değer vermeyi İslmiyetten öğrenmiştir.

Başka kültürlerde insana acımasızca davranılırken, ona en dil mumele tarzını İslmiyet getirmiştir. Sevgili Peygamberimiz sonsuz sadete kavuşmaları için İslmiyeti teklif ederken insanlar arasında bir fark gözetmemiştir. Fakat tekliften sonra dereceleri farklı olmuştur. Mesel hazreti Ömer mnla şereflenip yükselirken, Eb Cehiller ve Eb Lehebler mna kavuşma sadetinden mahrum olarak alçalmışlardır. İslmiyet başkasına zarar vermek bir tarafa, kalbini kırmaktan bile çok şiddetle men etmiştir. Nitekim Peygamber efendimiz; Bir müminin kalbini kırmak yetmiş def Kbeyi yıkmaktan daha şiddetlidir. buyurmaktadır. İslmiyet, İslm devletinin vatandaşı olan gayri müslime de adletle mumeleyi emreder; zulüm ve haksızlığı yasaklar. Peygamber efendimiz; Kim zımmye (gayri müslim vatandaşa) zulmeder veya taşıyamayacağı yükü yüklerse, o kimsenin hasmıyım. buyurur.

İslm ilimlerden tasavvufun konusu da insanları bu rh olgunluğuna kavuşturmaktadır. Evliy denilen Allahü tealnın sevdiği kullar, insanları bu ve daha pekçok rh olgunluklara eriştirmek için çalışmışlardır. Meşhur tasavvuf şiri Ynus Emre mdem ki hep Allahü telnın kuluyuz, o hlde birbirimizi sevmeyi hoş görmeyi tavsiye eder: Yaratılanı hoş gördük, yaratandan ötürü. der. Hele nazarghı ilh olan gönül yıkmaktan ise:

Bir kez gönül yıktınsa, bu kıldığın namaz değil,

Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil.

diyerek şiddetle sakındırır.

Peygamber efendimizden tibren bütün Müslüman devlet adamları, milletlere bu gözle baktılar ve onlara Vedatullah (Allahü telnın kendilerine bir emneti) olarak mumele ettiler. Ftih Sultan Mehmedin İstanbulun fethi sırasında gayri müslimlere gösterdiği iyi mumeleyi bugün Avrupalılar bile övmektedir. İslmiyette, adlet karşısında herkes eşittir. Sultan tebea farkı gözetilmez. Hatt Ftih Sultan Mehmed ile bir Yahd, kdı huzrunda yanyana muhkeme edilmişlerdir. Üzerlerine gelinmedikçe kimsenin üzerine gitmediler. Harpleri; insanlığı, insanlığına kavuşturacak olan ilyı kelmetullah (Allahü telnın ismi şerfini yüceltmek, İslmı yaymak) için yaptılar.

Marcel A. Boisard isimli bir Fransız LHumanisma dlIslam adlı eserinde şöyle demektedir:

Bu kitap Müslümanlara sevimli görünmek için yazılmamıştır. Trihte ilk def insana sosyal, rh, siys, ahlk, hukk değerlerini en iyi şekilde veren, bu anlayışla büyük bir medeniyet ve eşsiz bir kültür meydana getiren İslmı ve hümanizmini hakk cephesi ile ortaya koymak için yazılmıştır.

Buna rağmen bilhassa Tanzimttan tibren Türk aydınları da kendi benliğinden ve değerlerinden uzaklaşarak batının bize yabancı kültürlerini taklid edip getirmeye başladılar. Bu arada hümanizmi insancıllık diye tercüme edip kullanarak kendilerinin insan sevgisi ile dolu birer hümanist olduklarını ln ettiler. Ancak aynı düşüncede olmayıp, diline, örfüne, trihine, dnine bağlı olanlara karşı giriştikleri düşmanca tavırları, kendi sözlerini yalanlamıştır.

Hülsa hümanizm, batı cemiyetinin bünyesinden doğan bir düşünce tarzıdır. Belki batı insanı kilisenin baskısı karşısında böyle bir hareketin ortaya çıkmasına muhtaçtı. Fakat MüslümanTürk cemiyetinin böyle cereyanlara asl ihtiycı yoktur. Çünkü İslmiyette ve onunla yoğrulmuş Müslüman milletlerin kültürlerinde, hümanistlerin aradıkları, hatt hayal bile edemedikleri derecede insana kıymet verilmiştir. Çünküİslmiyet, insanı eşrefi mahlkt, yaratılanlar arasında en şerefli varlık olarak bildirir.
(Humanısm)İnsanperestllk. Beşerperestlik.

İlh nitelikte ve öte
dünya ile ilgili olanın değil, bu dünya ve insanla ilgili olanın yüceltildiği
bir genel eğilimin uç noktasını teşkil eden ve İnsanı, kendi üzerinde
sınırlayıcı hiçbir otoriteye İhtiyacı olmayan, kendine yeterli bir ontik
kategori olarak tanımlayıp, onu hakikatin yegne ölçüsü ve kaynağı kabul ederek
evrenin merkezine yerleştiren, İnsanmerkezci ve insanbiçimci dünya görüşü.
Bkz. insanmerkezcilik, İnsanbiçimciıik, Bireycilik, Sekülarizm, Aydınlanma.

Kelime Dili

HÜMANİZM kelimesi Türkçe bir kelimedir.

Örnek Cümleler ve Ek Bilgiler

HÜMANİZM kelimesi ile ilgili örnek cümle veya ek bilgi bulunamadı. Sözlüğü geliştirmek için lütfen HÜMANİZM kelimesi ile ilgili bildiklerinizi yazınız.

Sizde içinde HÜMANİZM kelimesi geçen bir şeyler yazar mısınız ?

Sizde içinde HÜMANİZM kelimesi geçen bir şeyler paylaşın !

Benzer Kelimeler

hümanizma
Bu sayfa üzerinde HÜMANİZM kelime anlamı gösterilmektedir. HÜMANİZM nedir ? HÜMANİZM ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. HÜMANİZM kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.