Halife Nedir ? Ne Demek ?

Halife Kelime Anlamı Nedir ?

1-)Allahü tealanın emirlerinin yerine getirilmesinde Peygambere vekil olan zat. Emir-ül-mü’minin, İmam-ül-müslimin yerine kullanılan bir tabir olup, bütün Müslümanların emiri, hükümdarı manasına gelir. Kelimenin çoğulu, hulefa’dır. Bu tabir, tekil ve çoğul olarak Kur’an-ı kerimde geçmektedir. İlk halife ünvanı verilen, hazret-i Ebu Bekr’dir. Kendisine Halife-i Resulullah (Resulullah’ın halifesi) denilmiştir.

Tasavvuf ilminde kamil bir mürşidin, talebeleri içinden, talebe yetiştirmeye ehil olanlara, usulüne göre izin vererek irşad ile görevlendirdiği kimse için de halife tabiri kullanılır.

Peygamber efendimizin: Allahü teala tarafından vahyedilenleri bildirmek, öğretmek; mürşid olarak insanları terbiye etmek; din ve dünya işlerini, dinin gayesini tahakkuk ettirerek kemale erdirmek ve emir olması sebebiyle devlet işlerini yürütmek gibi başlıca üç vazifesi vardı. Kendisinden sonra gelen ve Hulefa-i Raşidin denilen ilk dört halife bu üç vazifeyi birlikte yaptı. Sonra gelenler bu üç vazifeyi taksim ettiler. Hükümdarlar, sultanlar devlet idaresini üzerine aldı. İlim öğretmek vazifesi mezhep imamlarına, alimlere; insanları terbiye edip kemale ulaştırmak vazifesi ise, tasavvuf büyüklerine(evliyaya) verildi.

Peygamberler aleyhimüsselam, halife değildirler. Çünkü onlar, Allahü tealanın insanlara gönderdiği elçiler, rehberlerdir. Peygamberlerden sonra gelen ise bu peygamberin halifesi olur. Bu yüzden hazret-i Ebu Bekr halife olunca, kendisine Halife-i Resulullah denilmesini emretti.

Hilafet, İslam devletinde din ve dünya ile ilgili işlerin yürütülmesi için Peygambere halef olarak konulmuş ve bu esasa göre kabul edilmiş bir amme (kamu) müessesesidir. Bu vazifenin altından kalkabilmesi için halifenin muktedir olması icab eder. Bu sebepten İslam hukukuna göre hilafet makamına gelecek, yani halife olacak kimsede mühim bazı şartlar aranır. Bunlar; Müslüman olması, Peygamberimizin ve Eshabının gösterdiği yolda bulunması, akıllı, baliğ yani ergenlik çağına gelmiş, erkek, adil, askerlik bilgisinin çok, din bilgilerinde müctehid olması, tebeasını korumada güçlü ve cesur olması gibi şartlardır. Aranılan şartlar eşitse, Peygamberimizin mensup bulunduğu Kureyş kabilesinden olan tercih edilir.

Halife seçiminde dört yol ve usul kullanılmıştır: Birincisi; alimlerden, hakimlerden, kumandanlardan ve başka söz sahibi kimselerden, bir araya toplanması ve bunların uygun olan birini seçip biat etmesi ile olan idi. Hazret-i Ebu Bekr, bu yolla halife seçilmiş ve bi’at edilmiştir. İkincisi, halifenin bir kimseyi seçerek vasiyet etmesidir. Bu tayin edilene sonra biat edilir. Bu şekilde halife tayinine istihlaf denildi. Hazret-i Ömer’e bi’at edilip halife seçilmesi bu yolla olmuştur. Üçüncüsü, şura usulü olup halifenin vasiyet ettiği birkaç kimse arasından birini seçmektir. Hazret-i Osman’a bu yolla bi’at edilmiştir. Dördüncü yol, birinin güç kullanarak hilafeti zor ile elde etmesidir. Fakat bunun da İslamiyete uygun olan emirleri kabul edilir. Bunun emri ile cihada gidilir. Kendisine biat edilince meşru halife olur.

Bir kimsenin halife olacağı, nass ile yani ayet veya hadis-i şeriflerde açıkça bildirilmiş ise buna, Hilafet-i Raşide denir. Dört halifeye bunun için Hulefa-i Raşidin denildi. Halife olacağı akıl ve nassın işaret etmesi ile anlaşılıyorsa buna Hilafet-i Âdile denir. Hazret-i Muaviye’nin halifeliği böyle idi. Hazret-i Muaviye’nin, melik olacağına hadis-i şeriflerde işaret vardır. Bunun için hazret-i Muaviye, hazret-i Hasan hilafeti kendisine teslim ettikten ve Eshab-ı kiram oy verdikten sonra halife-i adil olmuştur. Halife olacağı açıkça veya işaret ile bildirilmemiş olan bir kimsenin kuvvet zoru ile hükumeti ele geçirmesine Hilafet-i Caire denir.

Halife seçiminde Hulefa-i Raşidinin takib ettikleri yol, medeni (uygar) milletlere de ölçü olmuştur. Çünkü bu seçim, cumhuriyeti, mutlak saltanatı ve meşrutiyeti bir araya toplamış bir sistemdir ve halife bütün Müslümanlar tarafından kayıtsız ve şartsız seçilir. Meşrutidir; çünkü seçim meşveretle (istişare ile) olur. Mutlak saltanattır; çünkü halife seçilince dinin emirlerini yerine getirmekte son karar kendisindedir. Buna hilafet için gerekli şartlar ilave edilirse, dünyanın genel olarak en seçkin hükumeti olur.

İslam halifelerinin vazife yükü ağırdı. Ancak teb’ası üzerinde de bir takım haklara sahib idiler. Bunlardan birincisi, bütün Müslümanların kendilerine itaati idi. Nisa suresi 59. ayet-i kerimesinde mealen; “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin.” buyruldu. Hadis-i şerifte de; “Emire isyan eden kimseye, Cennet haramdır.” buyruldu. Müslümanların fitne ve fesat çıkarması haram olup, zalim olan hükumete de isyan etmek günahtır. Kanunlara, emirlere karşı gelmek, cihad olmayıp, fitne çıkarmaktır. Müslümanlar zulme ve haksızlığa teslim olmaz. Meşru yollardan hakkını arar. Hükumetin meşru emirlerine uymak, her Müslümana vacibdir. Hiç kimsenin haram olan emirleri yapılmaz. Bu durum karşısında isyan edilmez ve fitne çıkarılmaz.

Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Allahü tealadan korkunuz! Başınızdaki emir (başkan), Habeşli köle olsa bile, itaat ediniz! Benden sonra Müslümanlar arasında ayrılıklar olacaktır. O karışıklık zamanlarında benim sünnetime ve Hulefa-i raşidinin (dört halifenin) sünnetlerine sarılın. Benim halifelerim doğru yolu gösterirler. Onların gösterdiği yolda olunuz! Sonradan çıkarılan şeylerden sakınınız! Bid’atlerin hepsi dalalettir, sapıklıktır.”

Halifelerin Müslümanlar üzerindeki haklarından ikincisi, kendini ve ailelerini geçindirecek maaşı beytülmalden (hazineden) almalarıdır. Müslümanların dünya ve ahiret işleriyle uğraştıkları için beytülmalden ihtiyaçlarının görülmesi kararlaştırıldı ve bütün halifelere devlet hazinesinden maaş verildi.

Halifenin, hilafet makamında kalması muayyen bir zaman olmayıp, ehliyet ve vazifelerini yerine getirmek şartına bağlı olarak ömrü boyunca idi. Ancak vefat, kendi kendini azletme, makamını terk etmesi veya azl gibi sebeplerden biriyle halifeliği son bulurdu. Halifenin azlini icab ettiren hususlar, ahlaki-manevi ve bedeni kusurlar olmak üzere iki kısma ayrılır. Halifenin, Allahü tealanın emirlerine ve dinin esaslarına aykırı hareketleri, ahlaki ve manevi kısma girer ve azli gerektirir. Körlük, dilsizlik, esaret, sağırlık, bedeni kusurlardandır ve vazifeyi yürütme imkanına göre azli gerektirir.

İlk halife hazret-i Ebu Bekr’dir. Daha sonra, sıra ile hazret-i Ömer, hazret-i Osman, hazret-i Ali halife olmuşlardır. Bu dördünün üstünlük sıraları, halifelik sırası gibidir. Bunlardan Şeyhaynın, yani ilk ikisinin, diğer ikisinden daha üstün olduğunu, Eshab-ı kiramın veTabiin-i izamın hepsi söylemiştir. Bu söz birliğini, din imamlarımız bildirmektedir. Hulefa-i Raşidin denilen bu dört halifeden sonra, Resulullah’ın torunu ve hazret-i Ali’nin büyük oğlu hazret-i Hasan halife oldu. Daha sonra halifeliği kendi rızası ile hazret-i Muaviye’ye bırakınca, Emevi sultanlarının hilafeti başladı. Bunun böyle olacağını Resul-i ekrem şu hadis-i şerifi ile bildirmiştir: “Benden sonra halifelerim otuz sene benim yolumu yaşatırlar. Ondan sonra ümmetimin başına melikler (sultanlar) gelir.” On dördüncü Emevi halifesi Mervan bin Muhammed’den sonra hilafet, 749 senesinde Abbasi sultanlarına geçti. İlk Abbasi halifesi Sultan Abdullah Seffah idi. Yavuz Sultan Selim Han ile Osmanlılara geçen ve saltanatla birlikte kullanılan hilafet, saltanatın kaldırılması ile önce saltanattan ayrıldı (1922). Aradan çok geçmeden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kabul ettiği bir kanunla hilafet kaldırıldı (3 Mart 1924).


2-)1. Resulullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vekili ve yeryüzündeki bütün müslümanların reisi (başı).

Allahü tealadan istedim ki, benden sonraAli halife olsun. Melekler dedi ki: "Ya Muhammed! Allahü tealanın dilediği olur. Senden sonra halife, Ebu Bekr-i Sıddik'tır. (Hadis-i şerif-Gunyet-üt-Talibin)

Peygamber efendimiz, hazret-i Muaviye'ye; "Halife olduğun zaman, yumuşak ol veya güzel idare et!" buyurdu. (Hadis-i şerif-İzalet-ül-Hafa)

Peygamberlerin sonuncusu olan Muhammed Mustafa'dan sonra müslümanların halifesi, müslümanların reisi Ebu Bekr-i Sıddik'tır. Ondan sonra halife, Ömer-ül-Faruk'tur. Ondan sonra Osman-ı Zinnureyn, ondan sonra Ali bin Ebi Talib'dir (radıyallahü anhüm). Bu dördünün üstünlük sıraları, halifelik sıraları gibidir. (Bkz. Hilafet) (Ömer Nesefi)

2. Bir tasavvuf büyüğünün yetiştirip, hayatında veya vefatından sonra insanları terbiye etmek ve talebe yetiştirmekle vazifelendirdiği talebesi.

İmam-ı Rabbani hazretlerinin halifelerinden Muhammed Ma'sum hazretleri şöyle buyurdu:

"Dünya hayatı gayet kısadır. Ebedi saadete kavuşmak, dünya hayatına bağlıdır. Saadetli kimse; bu kısa dünya hayatındaki fırsatı ganimet bilip, ahirette kurtuluşa sebep olacak işleri yapan ve ahiret azığını hazırlayandır." (Mektubat-ı Ma'sumiyye)


3-)Hükümdar.


4-)Osmanlı padişahlarının kullandıkları unvanlardan biri.


5-)Babıali kalemlerinde katip.


6-)Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse
Örnek:O ustalarının postunda oturan bir sanat halifesiydi. M. Ş. Esendal


7-)Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse.


8-)Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve şeriatın koruyuculuğunu yapmakla görevli kişi.


9-)Osmanlı padişahlarının kullandıkları sanlardan biri.


10-)Babıalideki dairelerin birinde hacegana bağlı birinci sınıf memurluk ve yazmanlık yapan kişi.


11-)Birinin yerine geçen kimse.


12-)Hz. Muhammed&


13-)8217;in vekili ve dünyadaki Müslümanların başı olan kimse.


14-)1. halef, naib. 2. hz. peygamber'in vekili ve dünyadaki müslümanların başı olan kimse.


15-)Öncekinin yerine geçen.


Bu bilgi faydalı oldu mu ?

 


Dil
Anlamı
İngilizcesi İngilizce
Caliph.
İngilizcesi İngilizce
Calif, khalif.
Fransızcası Fransızca
Calife

  • neden bu kelimenin anlamını gizlerler.bir kelimenin hem ıstılah hem sözlük anlamı yazılmalıdır. Halife, Muhalif demektir.birbirine muhalif kandöken :melekler kan dökecek biri demiyor mu.bu bilgiyi Prof.Abdül aziz Bayındır dan öğrendim.Allah teala zihnin daha çok açsın
  • Halife kelimesini kitaptanda araştırabilirsiniz arkadaşlar size tavsiyem.
  • Arapça'da HALFE arkasında demek. Halife de bundan türetilmiş olabilir mi ? Peygamberimizin arkasından gelen yönetici gibi ?
  • Halife olduğunu sanıyor” diye konuştu.

Sizde içinde Halife kelimesi geçen bir şeyler paylaşın !

Halife kelimesi anlamı 1143 defa okunmuştur. [237671] Halife kelime anlamı, Halife nedir, Halife ne demek, Halife sözlük anlamı

Paylaş