Tasarruf Nedir ? Ne Demek ?

Tasarruf Kelime Anlamı Nedir ?

1-)Bir hakka doğrudan doğruya tesir eden muâmele (tasarruf işlemi)dir. Bu işlemle bir hak, devredilir, sınırlanır veya bir külfete sokulur. Çoğunlukla bir borcun ifâsı için yapılır. Satış işleminde, mülkiyetin devri satıcının borcudur. Bu borcun yerine getirilmesi, bir hakkın devriyle ilgili bir tasarruf işlemidir. İntifak hakkı kurma ise, bir hakkı sınırlayan bir tasarruf muâmelesidir.

Tasarruf ehliyeti: Tasarruf işlemlerini yapabilmeyi ifâde eder. Fiil ehliyetinin bir bölümü olup, onun içinde yer alır.

Tasarruf nisabı: Mahfuz hisseli mirasçı bırakarak ölen ve miras bırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla, kendi terekesi üzerinde dilediği tasarrufu yapamaz. Terekesinin belli bir bölümü mahfuz hisseli mirasçıların olup, bu hisselerin dışındaki ve murisin istediği gibi tasarrufta bulunabileceği kısma, tasarruf nisabı denir. Bu nisabın aşılması hâlinde, mahfuz hisseleri tecâvüze uğrayan, zarar gören mirasçılar tenkis isteğinde bulunurlar.

Tasarruf yetkisi: Herhangi bir hak veya ilişkiye doğrudan doğruya tesir edebilme iznidir. Tasarruf yetkisi bulunmadan yapılan bir işlem, sonradan yetkinin kazanılmasıyla geçerli olur. Mâlik olarak tasarruf yetkisine sâhip olunduğu gibi, temsilci sıfatiyle başkasına âit bir mal üzerinde de tasarruf yetkisi kullanılabilir.

Tasarruf ehliyeti olan, tasarruf yetkisine sâhip olmayabilir. Borçlu hacizli malları üzerinde, alacaklıdan izin almayan bir kişi, tasarruf yetkisine sâhip olabilir. Meselâ, mahdut ehliyetsiz, kendi mallarını azaltacak işlem yapamaz; fakat, başkasının malı üzerinde temsilci olarak tasarruf yetkisi kullanabilir.

Yüce dînimiz İslâmiyet de her türlü iş ve hareketlerimizde ölçülü olarak orta yolu tutmamızı tavsiye etmektedir. Allahü teâlâ İsrâ sûresi 29. âyet-i kerîmesinde meâlen; “Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de (elini) açıp tutumsuz olma. Yoksa pişman olur, açıkta kalırsın.” buyurmaktadır. Hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem; “Zaman gelecek ki para olmadıkça ne din, ne de dünyâ hiçbiri muhâfaza edilemiyecektir.” buyurdu. Buna göre hayatımız boyunca, her işimizde ölçülü olmak, dînimiz İslâmın temel esaslarındandır. Aşırı hareket etmenin sonunda ortaya çıkan israf ve cimrilik, toplumu meydana getiren fertlerin dengesini bozar. Maddî yapıyı olduğu kadar, mânevî yapıyı da zayıflatır. Birçok kavimler, milletler ve devletler bu yüzden helâk olarak târih sayfasından silinmişlerdir.

Çalışıp kazanamadığımız günlerde, beklenmeyen zarûrî masrafların gerektiği hâllerde, zor duruma düşmemek için tutumlu olmak ve tasarrufa riâyet etmek zorundayız. Câfer-i Sâdık rahmetullahi aleyh; “Sâdece vererek rızkınızı çoğaltınız. Zekât vererek malınızı koruyunuz. İktisât eden ve tasarrufa riâyet eden aldanmaz. Tedbirli ve düzenli yaşamak, geçimin yarısıdır. İnsanlarla iyi geçinmekse aklın yarısıdır.” buyurarak tasarruflu ve tutumlu olunmasını övmüştür.


2-)Sadaka vererek rızkınızı çoğaltınız.Zekât vererek mallarınızı koruyunuz. İktisâd eden, tasarrufa riâyet eden aldanmaz. Tedbirli düzenli yaşamak, geçimin yarısıdır. İnsanlarla iyi geçinmek, aklın yarısıdır. (Câfer-i Sâdık)

2. İdâre etme, hükmetme.

Allahü teâlâ mülkünde tasarruf ediyor.Mülkünde tasarruf etmesinde zulüm düşünülemez. Çünkü zulüm, izni olmadan başkasının mülkünde tasarruftur. (İmâm-ı Gazâlî)

3. Bir velînin Allahü teâlânın izniyle sevdiklerini mânen yetiştirmesi, düşmanlarını ise cezâlandırması.

Yaratılışı, kalb ve rûh mertebesine kadar olan kimseyi tasarrufu kuvvetli olan pîri, daha yüksek mertebelere ulaştırabilir. (İmâm-ı Rabbânî)

Sıddîkiyye yolunda ilerlemek üstâdın tasarrufu, kuvveti ile olur. O sevk ve idâre etmedikçe, hiç ilerleyemez. Çünkü nihâyetin (sonun) başlangıcında yerleştirilmesi, onun şerefli teveccühü, merhameti ile olur. Anlaşılmayan, bilinmeyen hâllere hep onun üstün, başarılı idâresi ile kavuşulur. (İmâm-ı Rabbânî)

Îtikâdı ve ameli doğrulttuktan, bu iki kanadı ele geçirdikten sonra, Allahü teâlâya yaklaştıran yolda ilerlemek sırası gelir. Zulmânî ve nûrânî konakları aşmaya başlanabilir. Ancak şunu iyi bilmelidir ki, böyle konakları aşarak yükselebilmek ancak yolu bilen, yolu gören, yol gösteren, yetişmiş ve yetiştirebilen bir rehberin teveccühü ve tasarrufu ile olabilir. Bunun bakışları kalb hastalıklarına şifâ verir. Onun teveccühü yâni kalbini bir kimseye çevirmesi, kötü, çirkin huyları insandan siler süpürür. (İmâm-ı Rabbânî)


3-)Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım
Örnek:Vücudum artık irademin tasarrufundan çıkmıştı. R. N. Güntekin


4-)Tutum.


5-)Para biriktirme, artırım.


6-)Bir ekonomide belirli bir dönemde yaratılan gelirin tüketilmeyen, yani harcanmayan kısmı.


7-)Cari gelirin bir kısmının tüketilmeden gelecekte kullanılmak üzere ayrılması


8-)1) işlem. 2) harcama. ~ nisâbı: harcama özgürlüğü (Verfügungsfreiheit). ölüme bağlı ~: ölüme bağlı harcama.


Bu bilgi faydalı oldu mu ?

 


Dil
Anlamı
İngilizcesi İngilizce
Provident.
İngilizcesi İngilizce
Saving.
İngilizcesi İngilizce
Economy.
İngilizcesi İngilizce
Possession.
İngilizcesi İngilizce
Austerity.
İngilizcesi İngilizce
Providence.
İngilizcesi İngilizce
Retrenchment.
İngilizcesi İngilizce
Thriftiness.
İngilizcesi İngilizce
Savings.
İngilizcesi İngilizce
Power of disposal.
İngilizcesi İngilizce
Frugality.
İngilizcesi İngilizce
Disposal.
İngilizcesi İngilizce
Disposition.
İngilizcesi İngilizce
Thrift.
İngilizcesi İngilizce
Administration.
İngilizcesi İngilizce
Management.
İngilizcesi İngilizce
Conservation.
İngilizcesi İngilizce
Careful use of a resource.
İngilizcesi İngilizce
Money saved.
İngilizcesi İngilizce
Economies.
İngilizcesi İngilizce
Economization.
İngilizcesi İngilizce
Entry.

  • ben çok Tasarruflu bir insanım
  • Tasarruf boş yere harcanmayan mal veya eşya
  • Eldeki parayı ya da bir tüketim malını dikkatli ve idareli kullanmaya Tasarruf denir.

Sizde içinde Tasarruf kelimesi geçen bir şeyler paylaşın !

Tasarruf kelimesi anlamı 831 defa okunmuştur. [240404] Tasarruf kelime anlamı, Tasarruf nedir, Tasarruf ne demek, Tasarruf sözlük anlamı

Kelime Anlamını Paylaş