Un Nedir ? Ne Demek ?

Un Kelime Anlamı Nedir ?

1-)-sız, bilâ, gayri.


2-)önek -siz, -sız, gayri.


3-)kıs. the United Nations BM (Birleşmiş Milletler).


4-)Alm. Mehl (n), Fr. Farine (f), İng. Flour. Hububat tâneciklerinden öğütülerek yapılan yarı işlenmiş yiyecek. Un çoğunlukla buğdaydan elde edildiği gibi, diğer hububat tânelerinin tohumlarından da yapılır. Patates, çavdar, mısır unlarının da buğday ununa katıldığı olur. Bununla berâber dünyâdaki unların çoğu saf buğday unudur.

Buğday tânesinden un elde edilmesi bugün birçok ülkede büyük bir endüstri olup, Dünyâ genelinde senede 110 milyon tondan fazla un üretimi yapılmaktadır. Dünyânın en çok un üreten ülkesi Amerika Birleşik Devletleridir. Rusya, Arjantin, İngiltere, Romanya, Birleşik Almanya, Japonya ve İspanya bunları tâkip eder.

Un çeşitleri: İki temel buğday un çeşidi vardır: Bunlar beyaz un ve buğday unudur. Buğday tânesi embriyon-yumurta akı, selüloz ve kepek olmak üzere üç bölümden meydana gelmiştir. Kepek kısmı buğday tânesinin ağırlık olarak % 14’ünü teşkil eder. Unun cinsini tâyin eden kepek miktarıdır. Unun çoğunu meydana getiren buğdayın iç kısmı yumurta akı maddesiyle selülozdan meydana gelen endosperm denilen kısımdır. Bu kısım buğdayın % 83’ünü teşkil eder. (Bkz. Buğday)

Buğday olduğu gibi değirmende öğütülürse elde edilen una, buğday unu denir. Kepek miktarı ve endosperm kısmında bulunan protein miktarına bağlı olarak da çok çeşitli beyaz unlar vardır. Undan yapılan hamurun elastikiyeti un içinde bulunan gluten denilen proteinli maddelerin çokluğuna bağlıdır. Bu bakımdan endosperm kısmında yumurta akı maddesi selülozdan fazla olan buğdaylardan elde edilen un, gluten teşekkülüne daha müsâittir.

Buğday unuyla yapılan ekmek ve diğer fırınlanan maddeler beyaz unla yapılanlara nazaran daha ağır olurlar ve güzel korunmadıkları takdirde ekşiyip küflenirler. Bunlardan dolayı beyaz un, buğday unundan daha çok kullanılır.

Beyaz unun da kendi arasında değişik maddeler yapmak için kullanılan çeşitleri vardır. Unlar ne kadar çok proteine sâhip olurlarsa gluten yapma güçleri o kadar artar. Ekmek, yüksek proteinli buğday unundan yapılır.

Yumuşak buğdaylar sert buğdaylardan daha az proteine sâhiptirler ve bunların unları daha az proteinli olur. Yumuşak buğday unları kek, bisküvi gibi yumuşak ürünleri yapmada kullanılırlar. Zirâ bu ürünler sert undan yapılmaya kalkılırsa yumuşak olması gereken pasta vs. gibi ürünler çok sert olur.

Ev kadınına en elverişli olan, genelde ekmek ve yumuşak pastalar dâhil her şeyde kullanılabilen bir un çeşidi olan beyaz undur.

Buğday beyaz una dönüştürülürken buğday tânecikleri parçacıklara bölünürler, embriyo ile kepek başka yere ayrılır. Her 45.3 kg buğday tânesinden 32.6 kg beyaz un elde edilir.

Buğdaydan un elde etmek için özel değirmenlerde buğdayın öğütülmesi gerekir. Öğütme işlemine başlamadan önce buğday kalitesinin tespiti temizlenmesi ve kabuk kısmının kolay çıkması için ıslatılması lâzımdır. Elde edilecek un cinsini belirlemek üzere de çeşitli buğdaylar belli oranlarda karıştırılabilir. En basit buğday öğütme sistemi birbirine basan yüzeyleri düz ve biraz pürüzlü ağır silindir biçiminde taşlardır (Bkz. Değirmen). Üst taşın ortasından içeri giren buğday tâneleri ayrı ayrı hızlarda dönen taş silindirler arasında ezilmeye başlar. Ezilen buğday tel elek ve kumaş eleklerden defâlarca geçirilerek un elde edilir.

Unun elde edilişi insanlık târihi kadar eskidir. Prensip olarak aynı olan un üretme sistemleri zamanla gelişerek otomatik sistemlere dönüşmüştür. Bugün un, modern fabrikalarda yapılmaktadır.

Yurdumuzda 1950’li yıllara kadar çeşitli yerlerde bulunan su değirmenleriyle yapılan un üretimi, bu yıllardan sonra büyük şehirlerde kurulan modern un fabrikalarıyla gerçekleştirilmeye başlandı.

Ülkemizde 7-8 milyon ton un üretimi yapılmaktadır (1994). Bu üretim Marmara, Orta Anadolu, Güney ve Güney Doğu Anadolu vilâyetlerinde kurulan 520’ye yakın un fabrikasında üretilmektedir. Üretilen buğday ununun bir bölümü Suriye, Yemen Halk Cumhûriyeti, Libya, Sudan ve İran’a ihraç edilmektedir.


5-)Bir


6-)Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri


7-)Fiziksel form olarak bir yem maddesinin öğütülmüş veya partikül irilikleri başka bir yöntemle küçültülmüş durumu veya hububat tanelerinin, diğer tohumların veya ürünlerin ince öğütülüp elenmesiyle elde edilen ve esas itibarıyla nişasta ve endospermin glüteninden oluşan yumuşak kısmı.


8-)Değil, olmayan, siz: -siz, siz: -sizlik


9-)Bk. Birleşmiş Milletler Örgütü


Bu bilgi faydalı oldu mu ?

 


Dil
Anlamı
İngilizcesi İngilizce
Un- is prefixed to adjectives, or to words used adjectively.
İngilizcesi İngilizce
To adjectives, to denote the absence of the quality designated by the adjective To past particles, or to adjectives formed after the analogy of past particles, to indicate the absence of the condition or state expressed by them.
İngilizcesi İngilizce
An organization of independent states formed in 1945 to promote international peace and security.
İngilizcesi İngilizce
Ungrounded neutral.
İngilizcesi İngilizce
United Nations UNCED: United Nations Conference on Environment and Development UNCSD: United Nations Commission on Sustainable Development UNDP: United Nations Development Programme UNEP: United Nations Environment Programme UNESCO: United Nations Educational, Scientific and Cultural Organisation UNFCCC: United Nations Framework Convention on Climate Change UNIDO: United Nations Industrial Development Organisation.
İngilizcesi İngilizce
Crs Unable 2 Abr United Nations.
İngilizcesi İngilizce
Yep! Yeppers! Yeah! In other words, a very informal 'yes' Un is used exclusively by girls and women, I would be very suprised to hear a guy say it in normal speech Pronounced as one syllable, 'Oon!', very sharply.
İngilizcesi İngilizce
Un- sometimes has merely an intensive force; as in unmerciless, unremorseless.
İngilizcesi İngilizce
To nouns to form verbs expressing privation of the thing, quality, or state expressed by the noun, or separation from it; as in unchild, unsex.
İngilizcesi İngilizce
Una corda A, one, an On one string.
İngilizcesi İngilizce
An inseparable verbal prefix or particle.
İngilizcesi İngilizce
Undercarriage.
İngilizcesi İngilizce
Sometimes particles and participial adjectives formed with this prefix coincide in form with compounds of the negative prefix un- ; as in undone , meaning unfastened, ruined; and undone meaning not done, not finished.
İngilizcesi İngilizce
United Nations The Basis of this International Organisation were set up by W Churchill and F D Roosevelt during the redaction of the Atlantic Chart in 1941 It was definitely instituted in 1945 by the San Francisco Conference Its head Quarter is situated in New York, and the five permanent members of the Security Council are the USA, the USSR, China, France and Great Britain.
İngilizcesi İngilizce
Hazardous material identification number.
İngilizcesi İngilizce
United Nations.
İngilizcesi İngilizce
Un- is sometimes used with an intensive force merely; as in unloose.
İngilizcesi İngilizce
Und: and unison: simultaneous sounding of the same note or melody by several instruments.
İngilizcesi İngilizce
They.
İngilizcesi İngilizce
An inseparable prefix, or particle, signifying not; in-; non-.
İngilizcesi İngilizce
Flour.
İngilizcesi İngilizce
In- is prefixed mostly to words of Latin origin, or else to words formed by Latin suffixes; un- is of much wider application, and is attached at will to almost any adjective, or participle used adjectively, or adverb, from which it may be desired to form a corresponding negative adjective or adverb, and is also, but less freely, prefixed to nouns.
İngilizcesi İngilizce
It is prefixed: To verbs to express the contrary, and not the simple negative, of the action of the verb to which it is prefixed; as in uncoil, undo, unfold.
İngilizcesi İngilizce
United Nations This entity is gaining popularity and strength at an alarming rate It comprises about 186 nations of the world right now and would seem to be the center for a World Government.

Sizde içinde Un kelimesi geçen bir şeyler paylaşın !

Kelime Anlamını Paylaş