UN kelime anlamı UN nedir UN ne demek UN sözlük anlamı UN

Kelime Anlamı Nedir ? Ne Demek ?

Alm. Mehl (n), Fr. Farine (f), İng. Flour. Hububat tneciklerinden öğütülerek yapılan yarı işlenmiş yiyecek. Un çoğunlukla buğdaydan elde edildiği gibi, diğer hububat tnelerinin tohumlarından da yapılır. Patates, çavdar, mısır unlarının da buğday ununa katıldığı olur. Bununla berber dünydaki unların çoğu saf buğday unudur.

Buğday tnesinden un elde edilmesi bugün birçok ülkede büyük bir endüstri olup, Düny genelinde senede 110 milyon tondan fazla un üretimi yapılmaktadır. Dünynın en çok un üreten ülkesi Amerika Birleşik Devletleridir. Rusya, Arjantin, İngiltere, Romanya, Birleşik Almanya, Japonya ve İspanya bunları tkip eder.

Un çeşitleri: İki temel buğday un çeşidi vardır: Bunlar beyaz un ve buğday unudur. Buğday tnesi embriyonyumurta akı, selüloz ve kepek olmak üzere üç bölümden meydana gelmiştir. Kepek kısmı buğday tnesinin ağırlık olarak 14ünü teşkil eder. Unun cinsini tyin eden kepek miktarıdır. Unun çoğunu meydana getiren buğdayın iç kısmı yumurta akı maddesiyle selülozdan meydana gelen endosperm denilen kısımdır. Bu kısım buğdayın 83ünü teşkil eder. (Bkz. Buğday)

Buğday olduğu gibi değirmende öğütülürse elde edilen una, buğday unu denir. Kepek miktarı ve endosperm kısmında bulunan protein miktarına bağlı olarak da çok çeşitli beyaz unlar vardır. Undan yapılan hamurun elastikiyeti un içinde bulunan gluten denilen proteinli maddelerin çokluğuna bağlıdır. Bu bakımdan endosperm kısmında yumurta akı maddesi selülozdan fazla olan buğdaylardan elde edilen un, gluten teşekkülüne daha müsittir.

Buğday unuyla yapılan ekmek ve diğer fırınlanan maddeler beyaz unla yapılanlara nazaran daha ağır olurlar ve güzel korunmadıkları takdirde ekşiyip küflenirler. Bunlardan dolayı beyaz un, buğday unundan daha çok kullanılır.

Beyaz unun da kendi arasında değişik maddeler yapmak için kullanılan çeşitleri vardır. Unlar ne kadar çok proteine ship olurlarsa gluten yapma güçleri o kadar artar. Ekmek, yüksek proteinli buğday unundan yapılır.

Yumuşak buğdaylar sert buğdaylardan daha az proteine shiptirler ve bunların unları daha az proteinli olur. Yumuşak buğday unları kek, bisküvi gibi yumuşak ürünleri yapmada kullanılırlar. Zir bu ürünler sert undan yapılmaya kalkılırsa yumuşak olması gereken pasta vs. gibi ürünler çok sert olur.

Ev kadınına en elverişli olan, genelde ekmek ve yumuşak pastalar dhil her şeyde kullanılabilen bir un çeşidi olan beyaz undur.

Buğday beyaz una dönüştürülürken buğday tnecikleri parçacıklara bölünürler, embriyo ile kepek başka yere ayrılır. Her 45.3 kg buğday tnesinden 32.6 kg beyaz un elde edilir.

Buğdaydan un elde etmek için özel değirmenlerde buğdayın öğütülmesi gerekir. Öğütme işlemine başlamadan önce buğday kalitesinin tespiti temizlenmesi ve kabuk kısmının kolay çıkması için ıslatılması lzımdır. Elde edilecek un cinsini belirlemek üzere de çeşitli buğdaylar belli oranlarda karıştırılabilir. En basit buğday öğütme sistemi birbirine basan yüzeyleri düz ve biraz pürüzlü ağır silindir biçiminde taşlardır (Bkz. Değirmen). Üst taşın ortasından içeri giren buğday tneleri ayrı ayrı hızlarda dönen taş silindirler arasında ezilmeye başlar. Ezilen buğday tel elek ve kumaş eleklerden deflarca geçirilerek un elde edilir.

Unun elde edilişi insanlık trihi kadar eskidir. Prensip olarak aynı olan un üretme sistemleri zamanla gelişerek otomatik sistemlere dönüşmüştür. Bugün un, modern fabrikalarda yapılmaktadır.

Yurdumuzda 1950li yıllara kadar çeşitli yerlerde bulunan su değirmenleriyle yapılan un üretimi, bu yıllardan sonra büyük şehirlerde kurulan modern un fabrikalarıyla gerçekleştirilmeye başlandı.

Ülkemizde 78 milyon ton un üretimi yapılmaktadır (1994). Bu üretim Marmara, Orta Anadolu, Güney ve Güney Doğu Anadolu vilyetlerinde kurulan 520ye yakın un fabrikasında üretilmektedir. Üretilen buğday ununun bir bölümü Suriye, Yemen Halk Cumhriyeti, Libya, Sudan ve İrana ihraç edilmektedir.
  • Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri
  • Bk. Birleşmiş Milletler Örgütü
  • Fiziksel form olarak bir yem maddesinin öğütülmüş veya partikül irilikleri başka bir yöntemle küçültülmüş durumu veya hububat tanelerinin, diğer tohumların veya ürünlerin ince öğütülüp elenmesiyle elde edilen ve esas itibarıyla nişasta ve endospermin glüteninden oluşan yumuşak kısmı.
  • İngilizcesi :An inseparable verbal prefix or particle.
  • İngilizcesi :Sometimes particles and participial adjectives formed with this prefix coincide in form with compounds of the negative prefix un ; as in undone , meaning unfastened, ruined; and undone meaning not done, not finished.
  • İngilizcesi :Un is sometimes used with an intensive force merely; as in unloose.
  • İngilizcesi :An inseparable prefix, or particle, signifying not; in; non.
  • İngilizcesi :In is prefixed mostly to words of Latin origin, or else to words formed by Latin suffixes; un is of much wider application, and is attached at will to almost any adjective, or participle used adjectively, or adverb, from which it may be desired to form a corresponding negative adjective or adverb, and is also, but less freely, prefixed to nouns.
  • İngilizcesi :Un sometimes has merely an intensive force; as in unmerciless, unremorseless.
  • İngilizcesi :Un is prefixed to adjectives, or to words used adjectively.
  • İngilizcesi :To adjectives, to denote the absence of the quality designated by the adjective To past particles, or to adjectives formed after the analogy of past particles, to indicate the absence of the condition or state expressed by them.
  • İngilizcesi :An organization of independent states formed in 1945 to promote international peace and security.
  • İngilizcesi :United Nations.
  • İngilizcesi :United Nations This entity is gaining popularity and strength at an alarming rate It comprises about 186 nations of the world right now and would seem to be the center for a World Government.
  • İngilizcesi :Hazardous material identification number.
  • İngilizcesi :Yep! Yeppers! Yeah! In other words, a very informal 'yes' Un is used exclusively by girls and women, I would be very suprised to hear a guy say it in normal speech Pronounced as one syllable, 'Oon!', very sharply.
  • İngilizcesi :Una corda A, one, an On one string.
  • İngilizcesi :Undercarriage.
  • İngilizcesi :United Nations The Basis of this International Organisation were set up by W Churchill and F D Roosevelt during the redaction of the Atlantic Chart in 1941 It was definitely instituted in 1945 by the San Francisco Conference Its head Quarter is situated in New York, and the five permanent members of the Security Council are the USA, the USSR, China, France and Great Britain.
  • İngilizcesi :They.
  • İngilizcesi :Flour.
  • İngilizcesi :It is prefixed: To verbs to express the contrary, and not the simple negative, of the action of the verb to which it is prefixed; as in uncoil, undo, unfold.
  • İngilizcesi :To nouns to form verbs expressing privation of the thing, quality, or state expressed by the noun, or separation from it; as in unchild, unsex.
  • İngilizcesi :United Nations UNCED: United Nations Conference on Environment and Development UNCSD: United Nations Commission on Sustainable Development UNDP: United Nations Development Programme UNEP: United Nations Environment Programme UNESCO: United Nations Educational, Scientific and Cultural Organisation UNFCCC: United Nations Framework Convention on Climate Change UNIDO: United Nations Industrial Development Organisation.
  • İngilizcesi :Crs Unable 2 Abr United Nations.
  • İngilizcesi :Ungrounded neutral.
  • İngilizcesi :Und: and unison: simultaneous sounding of the same note or melody by several instruments.
  • United Nations.
  • sız, bil, gayri.
  • Bir
  • Değil, olmayan, siz: siz, siz: sizlik

Kelime Dili

UN kelimesi Türkçe bir kelimedir.

Ata Sözleri

  • Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.
  • Abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır (yolda olur).
  • Abdalın yağı çok olursa gah borusuna çalar, gah gerisine.
  • Açın koynunda ekmek durmaz (eğleşmez).
  • Aç ile dost olayım diyen pesin karnını doyursun.
  • Aç kurt yavrusunu yer.
  • Açlık ile tokluğun arası yarım yufka (bir dilim, bir lokma ekmek).
  • Açma sırrını (sırrını açma) dostuna, (dostunun dostu vardır) o da söyler dostuna.
  • Adamın yere bakanından, suyun sessiz (yavaş) akanından kork.
  • Adam olacak çocuk bokundan belli olur.
  • Ağaç, meyvesi olunca basını asağı salar.
  • Ağız büzülür, göz süzülür, ille burun, ille burun.
  • Ağızdan burun yakın, kardeşten karın.
  • Ağustosun'inden sonra ere kaftan, ata çul.
  • Ağustosun yarısı yaz, yarısı kıstır.
  • Ağzına tat bulasanın gözü pekmez tutumundadır.
  • Ahlatın (armudun) iyisini (dağda) ayılar yer.
  • Akan su yosun tutmaz.
  • Akarsu çukurunu kendi kazar (Su yatağını bulur).
  • Akarsuya inanma, eloğluna dayanma.

Örnek Cümleler ve Ek Bilgiler

UN kelimesi ile ilgili örnek cümle veya ek bilgi bulunamadı. Sözlüğü geliştirmek için lütfen UN kelimesi ile ilgili bildiklerinizi yazınız.

Sizde içinde UN kelimesi geçen bir şeyler yazar mısınız ?

Sizde içinde UN kelimesi geçen bir şeyler paylaşın !

Bu sayfa üzerinde UN kelime anlamı gösterilmektedir. UN nedir ? UN ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. UN kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.