Vahy kelime anlamı Vahy nedir Vahy ne demek Vahy sözlük anlamı Vahy (Dini Terim)

Kelime Anlamı Nedir ? Ne Demek ?

VAHY



Gizli konuşma, işaret etme, emretme, ilham etme, ima etme, fısıldama, mektup yazma, elçi gönderme, acele etme, seslenme. Yüce Allah'ın vasıtasız olarak veya değişik vasıtalarla emirlerini peygamberlerine bildirmesi anlamında bir Kur'n terim.

"Vahiy" kelimesinin yukarıdaki anlamlarda kullanıldığına ait Kur'nı Kerm'de bir çok örnek vardır. Bunlar şöylece sıralanabilir:

"Zekeriyya mihraptan kavminin karşısına çıkıp sabah akşam rablerini tesbih etmelerini vahyetti" (Meryem, 11). Buradaki vahiy kelimesi ima etmek, işaret etmek anlamında kullanılmıştır;

"Biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Onlar birbirlerini aldatmak için süslü ve yaldızlı sözler vahyederler" (elEn'am, 6/112). Şeytanların birbirlerine vahyetmesi; fısıldama, gizli konuşma anlamlarında kullanılmaktadır;

"Şeytanlar dostlarına sizinle mücadele etmelerini vahyederler" (En'am, 6/121). Bu ayetteki "vahiy" kelimesi teşvik etme, telkin etme, söyleme, anlamlarında kullanılmıştır:

Her gökte ona ait emri vahyetti" (Fusılet, 41/12); "Çünkü Rabbin kendisine vahyetmiştir" (enZilzal, 99/5) yetlerinde geçen "vahiy" kelimesi de emretmek anlamında kullanılmıştır; "Bana ve Reslüme iman edin, diye vahyetmiştim" (elMaide, 5/111) yetinde zikredilen "vahiy" kelimesi ima etme, emretme, manalarını ihya etmektedir.

Musa'nın anasına: "Onu emzir. Eğer onun için korkarsan onu denize bırakıver, korkma ve mahzun olma. Çünkü biz onu geri vereceğiz ve kendisini peygamber yapacağız" diye vahyetik" (elKasas, 28/7). Bu yette geçen "vahiy" kelimesi de ilham ve rüya anlamlarında kullanılmaktadır.

Vahyin Geliş Şekilleri

Vahyin geliş şekilleri hakkında Kur'nı Kerm'de açık bilgiler yoktur. Vahyin geliş şekilleriyle ilgili bilgileri Muhammed (s.a.s)'in hadislerinden ve sahabelerin şehadetlerinden öğreniyoruz. Vahyin geliş şekilleriyle ilgili şöyle bir sıralama yapılabilir:

1 Vahyin ilk şekli Raslllah (s.a.s)'in uykuda iken gördüğü sadık rüyalardır. Bu rüyalarda "sadık rüya" (Rüyayı Sadıka) adı da verilmektedir. Peygamber (s.a.s)'in gördüğü bu rüyalar daha sonraları kendisine zahir olurdu. Hz. Aişe, "Peygamber, hiç bir rüya görmezdi ki, sabah aydınlığı gibi apaçık zuhur etmesin" diyerek bu rüyalara ışık tutmaktadır.

2 Raslüllah (s.a.s)'in uyanık halde iken vahiy meleğinin onun gönlüne vahyi ilka etmesidir. Vahyin bu şekli şu hadisi şerifte bildirilmektedir: "Ruhu'lKudüs kalbime, "Hiç bir nefis rızkını tüketmeden ölmeyecektir' diye üfledi. O halde Allah'tan korkun ve rızkınızı meşru yoldan arayınız ". Ruhu'lKudüs, Cebrail'dir. Cebrailin göründüğü hakkında bir delil yoktur. Hadisten de, meleğin görünmeden vahyi ilka ettiği anlaşılmaktadır.

3 Cebrail, bir delikanlı veya bir insan şekline bürünerek Peygamber (s.a.s) vahiy getirmiştir. Cebrail'in bu yolla Ashab'tan Dılıye'nin suretine bürünerek vahiy getirdiğini bir çok sahab nakletmektedir. Vahyin en kolay ve en meşakkatsiz şekli budur.

4 Meleğin görünmeden Peygamber (s.a.s)'e vahiy getirmesidir. Peygamberimiz çan sesine benzeyen bir ses duyardı. Vahyin en ağır şekli budur. Vahyin bu şekli tehdit ve vaad ihtiva eden yetlere özgüdür. Bu şekildeki vahyi Raslüllah (s.a.s) şöyle anlatıyor: "Bazan çıngırak sesine benzeyen bir sesle gelir. Böylesi bana en ağır olanıdır. " Böyle bir vahyin geliş anında Peygamber (s.a.s) titrer, terler ve rahatsız olurdu. İbn Abbas'tan rivayet edilen bir hadiste Raslüllah (s.a.s)'in yetleri zabtetmekte zorluk çektiği dudaklarını kımıldattığı zikredilmektedir. Cenabı Allah, Peygamberine "Vahyi çabucak alması için dilini kıpırdatma, onu toplamak ve kıraatını sabit kılmak bize aittir. Öyle ise sana Kur'n okununca sen onun kıraatına uy" (elKıyame, 76/1618) uyarısında bulunmuştur. Bu yetin nzil olmasından sonra Raslüllah Cebrail'i dinler, onun gidişinden sonra onun gibi okurdu.

5 Meleğin asli sretinde görünerek Allah'ın emrini Peygamber (s.a.s)'e getirmesi ve okumasıdır. Cebrail, bu şekliyle iki kez vahiy getirmiştir. Birincisi nübüvvetin başlangıcınd olmuştur. Peygamber (s.a.s) baygınlık geçirmiştir. İkincisi ise miraç olayının gerçekleşmesinde olmuştur. Bu olaya delil olarak ndolsun ki onun diğer bir defa da Sidretü'lMünteha'nın yanında gördü" (enNecm, 53/12) yeti zikredilebilir.

6 Raslüllah (s.a.s)'in uyanık halde iken Allah Tel ile konuşmasıdır. böyle bir konuşmada arada hiç bir vasıta yoktur. Namazın farz oluşu bu yolladır. Vahyin bu yoluyla ilgili olarak aşağıdaki yeti zikredilebilir. "Allah Musa ya da hitab ile konuştu" (enNisa, 4/164).

7 Cebrail'in Peygamber (s.a.s)'e uyku halinde iken vahy getirmesidir. Kevser Sresi'nin bu şekilde nzil olduğu rivayet edilmiştir.

Vahyi Metlüv Vahyi Gayrı Metlüv (Okunan vahiy ve okunmayan vahiy)

Hz. Peygamber'in yukarıda belirtilen vahy şekillerinden almış bulunduğu vahiylerden ekserisi yetler, bir kısmı ise kuds hadisler ve hadisi şeriflerdir. Necm sresi 4. yette: "O, kendi arzusu ile söylemez, o (söylediği), kendisine vahyedilen bir vahiyden başka bir şey değildir" buyurulmuştur. Mıkdam b. Ma'dKerib'in rivyetine göre Hz. Peygamber de: Bana Kur'n ve onunla beraber O'nun gibisi verildi. Şunu iyi biliniz ki, Allah Raslü'nün haram kıldığı da Allah'ın haram kıldığı gibidir..." (elHadis ve'l Muhaddisn,12; Kurtub, Tefsr, 75) buyurmuştur. Bu yet ve hadisi delil kabul eden bazı İslm alimleri, Hz. Peygamber'in hadisleri hakkında ictihad yapmasının caiz olmadığını ve sünnetin de Allah tarafından inzal olunmuş vahiy gibi düşünülmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Ancak mezhepler tarihi incelendiği zaman görülür ki, Hz. Peygamber kendisine sorulan sorular vahy ile, yoksa kendi re'yi ile ictihd ederek fetva verirdi. İctihadında hata olursa Allah onun hatasını vahy yoluyla düzeltirdi. Nitekim Bedir savaşında ele geçirilen esirler hakkındaki Peygamber ictihdı, Enfl sresi 67, 70 yetleri ile tashih edilmiştir. Bu da gösteriyor ki Peygamber'in ictihadı hatalı olabilir (bak. Muhammed Ebu Zehra, Mezhepler Tarihi, 21). Kuds hadisler ve hadisi şerifler vahy ve ilham yoluyla Peygamber'in söylediği sözler ve şeriatın ikinci kaynağı ise de, yetler de recesinde değildirler.

Kur'n, hadisi kuds ve hadisin tarif ve vasıfları, okunan vahy ile okunmayan vahyin ne olduğunu ortaya koymaktadır: Kur'n, Cebrail (a.s) vasıtasıyla Arapça lafız ve hak manalar da Hz. Peygamber'e vahy edilen, O'nun Allah'ın Raslü olduğuna delil ve insanların hidayeti ile doğru yolu bulmaları için bir düstur, okunması ile ibadet edilerek Allah'a yakınlık kazanılan, mushaflarda yazılı, Fatiha sresi ile başlayıp Ns sresi ile sona ermiş, tevatür yoluyla kitap olarak bize kadar intikal etmiş ve Allah'ın koruması ile en ufak bir değişikliğe uğratılmaksızın nesilden nesile okunarak intikal edecek, beşerin bir benzerini meydana getirmekten aciz bulunduğu ilh kelamdır.

Özellikleri

a) Peygamber (s.a.s)'e uyanıkken Cebrail vasıtasıyla veya uykuda ve diğer vahy yollarıyla inzl edilmiştir. b) Lafız ve manaları Allah tarafındandır, c) Lafzı arapçadır, d) Gerek namazda, gerekse namaz dışında okunarak ibadet edilir, e) Şekil ve manası Allah tarafından konmuştur, f) Abdestsiz ve guslü gerektiren bir halde bulunan kimsenin Ona dokunması haramdır, g) Boy abdest alması gereken kimse O'nu okuyamaz, h) Her harfini (ibadet kasdıyla) okumanın on sevabı vardıra, ı) Belli kısımlarına yet ve sre adı verilir, j) Mushafta yazılıdır, k) Ftiha sresi ile başlayıp, Ns sresi ile sona ermiştir, 1) Zamanınıza kadar kitap halinde tevatür yoluyla gelmiştir, m) Nesilden nesile intikalinden, her türlü değiştirilmeden Allah'ın koruması ile korunmuştur, n) Beşer, bir benzerini meydana getirmede acizdir, o) Lafzı olmaksızın yalnız manasıyla nakli (rivayeti) caiz değildir.

Kur'n bu özellikleriyle, vahyi metulvü (okunan vahyi) meydana getirmektedir. Kurbet niyetiyle namaz ve namaz dışında okunmakla ibadet edilir. Diğer vahy mahsulü olan kuds hadis ve hadislerle namazda okunarak ibadet edilmez. Ancak namaz dışında ilim ve teberrüken okunabilir.

Kuds Hadis

Allah'ın, manaları Hz. Peygamber'e (s.a.s) ilham ettiği fakat lafızlarını Peygamber (s.a.s)'in ifade ettiği, Kur'n'dan sayılmayan, okunmakla ibadet olunmayan (Kur'n gibi namazda okunmaz), ahad yolla (tevatürle değil) Raslüllah (s.a.s)' tan nakledilmiş ve onun tarafından da Allah'a nisbetle ifade edilmiş sözlerdir. Kuds hadis hakkında iki görüş vardır: 1 Kuds hadislerin hem sözleri hem de manası Allah'tandır, fakat Kur'n'dan bir yet değillerdir. 2Kuds hadislerin manası, diğer hadisler gibi Allah'tan, sözleri ise Raslüllahtandır. Bu tür hadislere aynı zamanda "rabban ve ilah hadisler" de denir. Kuds hadislerde: "Rabb'ından rivayet ettiği hadiste Raslüllah şöyle buyurdu", "Kendisinden Raslüllah'ın rivayet ettiği hadiste Allah Tel şöyle buyurdu" gibi ifadeler kullanılmıştır (bk. "Kudsi Hadis" mad).

Ebu'lBek, hadsi şöyle tarif eder: Hads, tahdis mastarından bir isimdir, haber vermek manasınadır. Sonraları Raslüllah (s.a.s)'e nisbet edilen bir söze veya fiile yahut bir takrire hadis denmiştir. Sünnet ise lügatte, kişinin takib ettiği yol, pratik hayatta hal ve tavır, det, gidiş, sret gibi manalara gelir. Hads alimlerince hads ile sünnet aynı manada kullanılmıştır. Sünnet kelimesi genelde Allah'a ve Raslüllah (s.a.s)'e nisbet edilir. Allah'a nisbet edildiği zaman detullah, kanun manasında kullanılmıştır: "Daha evvel geçenler hakkında da Allah bu deti koymuştur" (elAhzab, 33/62); "Biz bunu senden evvel gönderdiğimiz peygamberler için de sünnet (kanun, kaide) yapmışızdır. Habibim sen bizim sünnetimizde hiç bir değişiklik bulamazsın" (elİsra, 17/77; Fatır, 35/43). Sünnet kelimesi Hz. Peygamber'e nisbet edildiği zaman da onun sözleri, yani hadisi şerifleri, fiilleri ve takriri anlaşılır. Sünnet, dolayısıyla hadisi şerifler "vahyi gayrı metlüv" dür ve özellikleri şunlardır: 1 Yalnız manası Allah tarafından vahyedilmiştir, sözleri Raslüllah (s.a.s)'e aittir. 2 Bu sebeple manayı iyi anlayanların, onu yalnız manasıyla nakletmeleri caiz görülmüştür. 3 Lfzı mu'ciz değildir. 4 Okunarak ibadet edilmez (namazda okunsa namaz bozulur). 5 Uykuda ve uyanıkken, meleksiz ve melekle türlü vahiy şekilleriyle gelmiştir. 6 Kur'an için yukarıda sayılan diğer özellikler burada aranmaz.

Kur'n'da vahy kelimesi, ilah ve gayrı ilah vahy olmak üzere iki manada kullanılmıştır. Gayn ilh vahiy, Zekeriyya (a.s)'ın kavmine yaptığı vahy gibi "Derken Zekeriyya mescidinden kavminin karşısına çıkıp onlara; sabahakşam tesbihte bulunun" diye vahyetti" (Meryem,19/11) "Ve şeytanların birbirlerine yaptığı vahiydir"... (elEn'am, 6/121). Vahy kelimesi ilk yette "işaret" manasında ikinci yette ise "gizli söylemek ve fısıldamak" manasında kullanılmıştır. Ilah vahy anlamında kullanılan vahy kelimesinin 71 tanesi Hz. Peygamber (s.a.s)'e yapılan vahy ile ilgilidir. Geriye kalanları ise cansız olan "arz"a yapılan vahy (ezZilzl, 99/4, 5), semaya yapılan vahy (Fussilet, 41/12), bal arısına yapılan vahy (enNahl, 16/68, 69), meleklere yapılan vahy (el Enfl, 8/12), Hz. İsa'nın Havarlerine yapılan vahy (elMide 5/111), Hz. Musa'nın anasına yapılan vahy (elKasas, 28/7)'dir.

Cengiz YAĞCI
(Rhvelatıon) sam
terminolojide, Allah'ın peygamberler aracılığı ile insanlara, hayatın hangi
ilkelere göre yönlendirilmesi, nelere uyulup nelerden sakınılması gerektiğini
bildirmesi. İlah bilgi, bu bilginin gönderiliş tarzı.

Kelime Dili

Vahy kelimesi Türkçe bir kelimedir.

Örnek Cümleler ve Ek Bilgiler

Vahy kelimesi ile ilgili örnek cümle veya ek bilgi bulunamadı. Sözlüğü geliştirmek için lütfen Vahy kelimesi ile ilgili bildiklerinizi yazınız.

Sizde içinde Vahy kelimesi geçen bir şeyler yazar mısınız ?

Sizde içinde Vahy kelimesi geçen bir şeyler paylaşın !

Bu sayfa üzerinde Vahy kelime anlamı gösterilmektedir. Vahy nedir ? Vahy ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. Vahy kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.