Hile Nedir ? Ne Demek ?

Hile Kelime Anlamı Nedir ?

1-)HÎLE



Aldatacak tarz ve tedbir. Sahtekarlık, düzenbazlık.

Başkasını kurnazca hareket ve fiilleriyle aldatmak. Alış-verişlerde hîleden maksat, bir kimseyi söz, fiil ve davranışlarıyla etkileyerek, satım akdinin onun yararına olduğunu telkin etmek ve onu piyasa fiyatının dışında bir satış bedeli ödemeye razı etmektir. Hîle, ayet ve hadislerle yasaklanmıştır.

Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur: "Ey iman edenler, Allah'a ve Peygambere hâinlik etmeyin. Kendiniz bilip dururken emânetlerinize de hâinlik etmeyiniz" (el-Enfâl, 8/27). Ebû Hureyre (ö. 57/676)'den rivâyete göre, Hz. Peygamber bir gün pazar yerinden geçerken elini bir hububât yığınının içine sokmuş, altının ıslak olduğunu görünce satıcıya sebebini sormuştur. Satıcı yağan yağmurun ıslattığını bildirince, Allah'ın elçisi şöyle buyurmuştur: "Bu ıslaklığı herkesin görmesi için hububatın üzerine çıkarman gerekmez miydi? Hîle yapan, bizi aldatan benden değildir" (Müslim, İman, 164; Ebû Davud, Büyû', 50; Tirmizî, Büyû', 72).

Bu hadis alış-verişte hile yapmanın yasak olduğunu gösterir.

Satılan malda ayıp varsa, satıcının bunu müşteriye açıklaması gerekir. Ticaret örfünde, satılacak malın kıymetini ve dolayısıyla satış bedelini azaltan kusurlara "ayıp" denir (Ali Haydar, Düraru'l Hukkâm Şerhu Mecelleti'l-Ahkâm, I, 554 vd.; Mecelle, mad., 338).

Hadis-i şerifte şöyle buyurulur:

"Satıcı doğru söyler ve sattığı şeyin ayıbını açıkça beyan ederse, satışı bereketli olur. Yalan söyler ve sattığı malın ayıbını gizlerse, satışın bereketi yok olur" (Buhârî).

Cenâb-ı Allah şöyle buyurur: "Ey iman edenler, birbirinizin mallarını bâtıl yollarla yemeyiniz. Bu mallar, sizden karşılıklı rızaya dayanan bir ticaret yoluyla olursa bu müstesnâdır" (en-Nisâ, 4/29). "Azap olsun, ölçü de tartıda noksanlık edenlere. Onlar insanlardan ölçüp aldıkları zaman tam olarak alırlar; fakat insanlara verilmek üzere ölçtükleri veya onlara tarttıkları zaman eksiltirler" (el-Mutaffifın, 83/1, 2, 3). "Ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz insana ancak gücünün yeteceği kadarını yükleriz" (el-En'âm, 6/ 152).

"Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın, doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın"(eş-Şuarâ, 26/181-183).

Bu ve benzeri âyet ve hadisler müslümanın bütün iş ve muâmelelerinde doğru hareket etmesini hîle ve hud'adan uzak durmasını bildirmektedir.

Allah Rasûlü özellikle ticaret yapanlara bu konuda şu tavsiyede bulunmuştur: "Bu tüccarlar topluluğu, alış-verişe boş söz ve yalan yere yemin çokça karıştığı için bunu sadakalarınızla telâfi ediniz" (Ebû Dâvud, Büyû', 1).

Hîle, ya sözle veya fiille karşı tarafı etkilemek suretiyle vuku bulur. Sözlü hile; tarafların birbirini etkilemek ve akde razı etmek için, bir takım aldatıcı ve yanıltıcı sözler konuşmasıdır. Amaç, ayıplı bir malı, müşteriye ayıpsız gibi satmak veya normalin üstünde bir fiyatla satışı gerçekleştirmektir. Meselâ, satılan malı mevcut olmayan sıfatlarla övmek, malın kusurunu giılemek, üçüncü bir kişi aracılığı ile fiyatın yükselmesini sağlamak bunlar arasındadır (Abdülkerîm Zeydan, İslâm Hukukuna Giriş, Terc. Ali Şafak, İstanbul (t.y), s. 521). Fiilî hile ise; taraflardan birisinin diğerini etkilemek ve alış verişe razı etmek için birtakım hîleli hareketler yapmasıdır. Meselâ; kalitesi düşük bir mala, aynı cins fakat kalitesi yüksek bir malın damgasını vurmak; kalan değeri yüksek olan kömüre düşük kalitelisini karıştırmak; sütsüz ineğin memelerini bağlayarak süt biriktirmek ve alıcıya çok süt varmış gibi göstermek (Buhârî, Büyû', 64) ve böylece normal fiyatının üstünde fâhiş gabn * derecesinde bir satış bedeli ile satmak gibi hilelerdir. Günlük hayatta buna benzer pek çok hile ve aldatma çeşitleri görülmektedir.

İşte, İslâm bütün hîle ve aldatmaları yasaklamış, müslümanın özünün ve sözünün bir olmasını istemiştir. Bütün namazların her rek'atında okunan Fâtiha suresinde "Ey-Rabbimiz, bizi dosdoğru yola ilet" (el-Fatiha, 1/6) dûasının tekrar edilmesi toplumu en doğruya, en güzele ulaştırma amacına yöneliktir.

Hamdi DÖNDÜREN


2-)

Aldatacak tarz ve tedbir. Sahtekarlık, düzenbazlık.

Başkasını kurnazca hareket ve fiilleriyle aldatmak. Alış-verişlerde hîleden maksat, bir kimseyi söz, fiil ve davranışlarıyla etkileyerek, satım akdinin onun yararına olduğunu telkin etmek ve onu piyasa fiyatının dışında bir satış bedeli ödemeye razı etmektir. Hîle, ayet ve hadislerle yasaklanmıştır.

Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur: "Ey iman edenler, Allah'a ve Peygambere hâinlik etmeyin. Kendiniz bilip dururken emânetlerinize de hâinlik etmeyiniz" (el-Enfâl, 8/27). Ebû Hureyre (ö. 57/676)'den rivâyete göre, Hz. Peygamber bir gün pazar yerinden geçerken elini bir hububât yığınının içine sokmuş, altının ıslak olduğunu görünce satıcıya sebebini sormuştur. Satıcı yağan yağmurun ıslattığını bildirince, Allah'ın elçisi şöyle buyurmuştur: "Bu ıslaklığı herkesin görmesi için hububatın üzerine çıkarman gerekmez miydi? Hîle yapan, bizi aldatan benden değildir" (Müslim, Iman, 164; Ebû Davud, Büyû', 50; Tirmizî, Büyû', 72).

Bu hadis alış-verişte hile yapmanın yasak olduğunu gösterir.

Satılan malda ayıp varsa, satıcının bunu müşteriye açıklaması gerekir. Ticaret örfünde, satılacak malın kıymetini ve dolayısıyla satış bedelini azaltan kusurlara "ayıp" denir (Ali Haydar, Düraru'l Hukkâm Şerhu Mecelleti'l-Ahkâm, I, 554 vd.; Mecelle, mad., 338).

Hadis-i şerifte şöyle buyurulur:

"Satıcı doğru söyler ve sattığı şeyin ayıbını açıkça beyan ederse, satışı bereketli olur. Yalan söyler ve sattığı malın ayıbını gizlerse, satışın bereketi yok olur" (Buhârî).

Cenâb-ı Allah şöyle buyurur: "Ey iman edenler, birbirinizin mallarını bâtıl yollarla yemeyiniz. Bu mallar, sizden karşılıklı rızaya dayanan bir ticaret yoluyla olursa bu müstesnâdır" (en-Nisâ, 4/29). "Azap olsun, ölçü de tartıda noksanlık edenlere. Onlar insanlardan ölçüp aldıkları zaman tam olarak alırlar; fakat insanlara verilmek üzere ölçtükleri veya onlara tarttıkları zaman eksiltirler" (el-Mutaffifın, 83/1, 2, 3). "Ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz insana ancak gücünün yeteceği kadarını yükleriz" (el-En'âm, 6/ 152).

"Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın, doğru terazı ile tartın. Insanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın"(eş-Şuarâ, 26/181-183).

Bu ve benzeri âyet ve hadisler müslümanın bütün iş ve muâmelelerinde doğru hareket etmesini hîle ve hud'adan uzak durmasını bildirmektedir.

Allah Rasûlü özellikle ticaret yapanlara bu konuda şu tavsiyede bulunmuştur: "Bu tüccarlar topluluğu, alış-verişe boş söz ve yalan yere yemin çokça karıştığı için bunu sadakalarınızla telâfi ediniz" (Ebû Dâvud, Büyû', 1).

Hîle, ya sözle veya fiille karşı tarafı etkilemek suretiyle vuku bulur. Sözlü hile; tarafların birbirini etkilemek ve akde razı etmek için, bir takım aldatıcı ve yanıltıcı sözler konuşmasıdır. Amaç, ayıplı bir malı, müşteriye ayıpsız gibi satmak veya normalın üstünde bir fiyatla satışı gerçekleştirmektir. Meselâ, satılan malı mevcut olmayan sıfatlarla övmek, malın kusurunu giilemek, üçüncü bir kişi aracılığı ile fiyatın yükselmesini sağlamak bunlar arasındadır (Abdülkerîm Zeydan, Islâm Hukukuna Giriş, Terc. Ali Şafak, Istanbul (t.y), s. 521). Fiilî hile ise; taraflardan birisinin diğerini etkilemek ve alış verişe razı etmek için birtakım hîleli hareketler yapmasıdır. Meselâ; kalitesi düşük bir mala, aynı cins fakat kalitesi yüksek bir malın damgasını vurmak; kalan değeri yüksek olan kömüre düşük kalitelisini karıştırmak; sütsüz ineğin memelerini bağlayarak süt biriktirmek ve alıcıya çok süt varmış gibi göstermek (Buhârî, Büyû', 64) ve böylece normal fiyatının üstünde fâhiş gabn * derecesinde bir satış bedeli ile satmak gibi hilelerdir. Günlük hayatta buna benzer pek çok hile ve aldatma çeşitleri görülmektedir.

Işte, Islâm bütün hîle ve aldatmaları yasaklamış, müslümanın özünün ve sözünün bir olmasını istemiştir. Bütün namazların her rek'atında okunan Fâtiha suresinde "Ey-Rabbimiz, bizi dosdoğru yola ilet" (el-Fatiha, 1/6) dûasının tekrar edilmesi toplumu en doğruya, en güzele ulaştırma amacına yöneliktir.


3-)Hîle ile rızık artmaz. Malın bereketini giderir. Hîle ile azar azar biriktirilen şeyler, ansızın gelen bir felâketle, birden bire giderek geride yalnız günâhları kalır. Her san'atta hîle yapmamak farzdır. Çürük iş yapmak ve gizlemek haramdır. (Muhammed Gazâlî)


4-)Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, desise, entrika
Örnek:Gayet basit bir hile ile, saflığından istifade ederek işi başardı. R. H. Karay


5-)Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma.


6-)Sinemadakine benzer sonuçların televizyonda elektronik yöntemlerle elde edileni.


7-)Olağan çevirim uygulayımlarıyla gerçekleştirilmesi güç, pahalı, tehlikeli, zaman alıcı ya da olanaksız bulunan işlemlerin, optik, mekanik, kimyasal bazı özelliklerden yararlanılarak yapılanı; bu yolla elde edilen olağandışı, olağanüstü sonuçlar. TV


8-)Bir çıkar nedeniyle hayvanın kusurlarını gizlemek veya daha iyi nitelikte göstermek için yapılan işlemler.


Bu bilgi faydalı oldu mu ?

 

Kelime Türü Nedir ?

Bu kelime Dini bir Terimidir.

Dil
Anlamı
Almancası Almanca
Tricks, Filmtricks, Trucaverfahren, Trucaaufnahmen,
Almancası Almanca
Tricks, Fernsehtricks
İngilizcesi İngilizce
Trick, special effects.
İngilizcesi İngilizce
To hide.
İngilizcesi İngilizce
See Hele.
İngilizcesi İngilizce
Same as Hilum.
İngilizcesi İngilizce
Trick, wile, cheating, stratagem, fraud.
İngilizcesi İngilizce
Deceit.
İngilizcesi İngilizce
Cheat.
İngilizcesi İngilizce
Artifice.
İngilizcesi İngilizce
Adulteration.
İngilizcesi İngilizce
Fraud.
İngilizcesi İngilizce
Cheating.
İngilizcesi İngilizce
Trick.
İngilizcesi İngilizce
Wile.
İngilizcesi İngilizce
Device.
İngilizcesi İngilizce
Fake.
İngilizcesi İngilizce
Canard.
İngilizcesi İngilizce
Catch.
İngilizcesi İngilizce
Chicane.
İngilizcesi İngilizce
Cobweb.
İngilizcesi İngilizce
Craft.
İngilizcesi İngilizce
Cross.
İngilizcesi İngilizce
Deception.
İngilizcesi İngilizce
Decoy.
İngilizcesi İngilizce
Dodge.
İngilizcesi İngilizce
Doubling.
İngilizcesi İngilizce
Dupery.
İngilizcesi İngilizce
Duplicity.
İngilizcesi İngilizce
Finesse.
İngilizcesi İngilizce
Flam.
İngilizcesi İngilizce
Flimflam.
İngilizcesi İngilizce
Gadget.
İngilizcesi İngilizce
Gaff.
İngilizcesi İngilizce
Gambit.
İngilizcesi İngilizce
Gammon.
İngilizcesi İngilizce
Gimmick.
İngilizcesi İngilizce
Game.
İngilizcesi İngilizce
Guile.
İngilizcesi İngilizce
Manoeuvre.
İngilizcesi İngilizce
Ruse.
İngilizcesi İngilizce
Shift.
İngilizcesi İngilizce
Subterfuge.
İngilizcesi İngilizce
Wiles.
İngilizcesi İngilizce
Monkey business.
İngilizcesi İngilizce
Stratagem.
İngilizcesi İngilizce
Chicanery.
İngilizcesi İngilizce
Collusion.
İngilizcesi İngilizce
Cunning.
İngilizcesi İngilizce
Delusion.
İngilizcesi İngilizce
Fetch.
İngilizcesi İngilizce
Frame- up.
İngilizcesi İngilizce
Hoax.
İngilizcesi İngilizce
Hocus pocus.
İngilizcesi İngilizce
Humbug.
İngilizcesi İngilizce
İllusion.
İngilizcesi İngilizce
İmposition.
İngilizcesi İngilizce
İmposture.

  • arkadaşım çok Hileli oyun oynuyor

  • Hile ile iş gören mihnet ile can verir.

Sizde içinde Hile kelimesi geçen bir şeyler paylaşın !

Hile kelimesi anlamı 71 defa okunmuştur. [243359] Hile kelime anlamı, Hile nedir, Hile ne demek, Hile sözlük anlamı

Kelime Anlamını Paylaş